KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/13777 E., 2018/4804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, Bismil icra Müdürlüğünün 2015/535 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacak miktarının asgari %20'sı' aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, 28.06.2011 tarihli iş kazasında malul kalan davacının, davalı ...Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talebine ilişkindir.
... Asliye Hukuk İş Mahkemesi'nin 2011/240 Esas 2015/398 Karar sayılı dosyasında, 30.122TL maddi, 20.000TL manevi tazminatın davalı ... İnşaat Ltd. Şit.'den tahsil edilerek davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. İlgili dosyada, davalı ... İnş. Şti. çalışanı davacının, sulama kanalı inşaatında çalışırken iş kazası geçirdiği, yalandığı ve malul kaldığı, alınan kusur raporu ile davacı işçinin %15 müterafik kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına, göre davacı tarafça, alt işverenden tahsil edilemeyen maddi ve manevi tazminatlar için asıl işveren Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü aleyhine icra takibinin başlatıldığı, takip borçlusu tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/535 sayılı dosyasına itiraz edildiği, takip alacaklısı işçi tarafından itirazın iptali, takibin devamı ve en az %20 icra inkar tazminatına karar verilmesinin talep edildiği; Mahkemece, 30.122TL maddi tazminat ve 12.026TL işlemiş faizi ile 20.000TL manevi tazminat ve 7.985TL işlemiş faizi yönünden takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
./..
1-Davaya konu alacağın, haksız fiilden kaynaklandığı, likit olmadığı, ilgili kesinleşen dosyada asıl işveren ... İşlerinin davalı sıfatını haiz olmadığı göz ardı edilerek icra inkar tazminatı isteminin reddi yerine, yazılı şekilde icra inkar tazminatına karar verilmesi hatalı olmuştur.
2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 163. maddesinde "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.
Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder." hükmü mevcuttur. Böylelikle davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebilir. Teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın, daha geniş bir deyimle alacaklının talebi gereklidir.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu da "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Davacı işçinin aynı iş kazası nedeniyle alt işverene karşı açtığı davadan sonra, müteselsil sorumlu davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine de dava açması hukuken olanaklıdır. Ancak bu durumda Mahkemece, mükerrer ödeme ve tahsilin engellenmesi, bu kapsamda hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece dava konusu zararlandırıcı olay nedeniyle, alt işverene karşı açılan davada, davacılar yararına hüküm altına alınan tazminatlar için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi gerekirken, tahsilde tekerrürü engelleyecek mahiyette hüküm kurulmaması hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/13777, K. 2018/4804, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama