KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/14052 E., 2017/10848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve yersiz ödenmeye ilişkin Kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava, davacının kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve kaldığı yerden ödenmeye devam edilmesi ile yersiz ödemeden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu yönünden kuruma borçlu olmadığının tespitine, emekli maaşının, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren ödemesinin devamına, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/01/1996-05/04/1996 tarihleri arasındaki 95 gün ..., 01/02/1974-30/02/1982 tarihleri arasındaki 8 yıl 1 ay Emekli Sandığı, 15/02/2000-23/07/2008 tarihleri arasındaki 3038 gün Bağ-Kur sigortalılık sürelerine 01/08/2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya başladığı, 2014 yılında davacının Bağ-Kur sigortalılığına esas vergi mükellefiyetinin 21/03/2003 tarihinde son bulduğunun anlaşılmasından sonra Bağ-Kur sigortalılık süresinin 15/02/2000-21/03/2003 olarak değiştirildiği,
ödediği primleri göre 01/03/2004-30/09/2005 ve 01/06/2008-31/01/2013 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğu değerlendirilerek 22/09/2014 tarihli talebine göre 01/10/2014 tarihi itibariyle yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı ve 2008-2014 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz ödeme nedeniyle davacı adına borç kaydedildiği, bundan sonra da Emekli Sandığı hizmetlerini ihya ettiği 26/01/2004 tarihinde sigortalı olmaması nedeniyle ihyasının iptal edilerek yaşlılık aylığının bir kez daha iptal edildiği,
davacının 01/07/2015-17/07/2015 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışarak yeniden ihya yaptığı ve talebine göre davacıya 01/08/2015 tarihi itibariyle aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davacının Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında sigortalılık koşullarına sahip olmadığı dönemin primlerini ödemiş olması ve Kurumun bu primleri kullanması gerekçesiyle MK'nın 2. maddesine dayanılarak sigortalılığının ve yaşlılık aylığının geçerli olduğu kabul edilmiş ise de söz konusu maddenin dayanak yapılabilmesi için sigortalının sigortalılık koşullarına sahip olmadığı dönem yönünden düzenli olarak prim ödemesi yapması veya icra tehdidi altında yada af kanunları kapsamında ödeme yapması ve bu primlerin Kurum tarafından uzun yıllar kullanılması gerekmektedir. Oysa, davacı 2004 yılına kadar düzenli prim ödemesi yaptıktan sonra 2008 yılında kalan primleri toplu olarak ödemiştir. Bu nedenle, davacı açısından bu hükmün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Ancak, davacının yaptığı prim ödemelerine göre 01/03/2004-30/09/2005 ve 01/06/2008-31/01/2013 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiği anlaşıldığından bu sigortalılığın son bulduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/14052, K. 2017/10848, 21 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama