KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/16348 E., 2018/5567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan ..., ... Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş ve Yeni Teknik Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; asıl dava dosyası açısından manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, birleşen dava dosayası açısından davacı babanın maddi tazminat isteminin reddine, tarafların kusur durumları gözetilerek 699,30 TL maddi tazminatın davalıların her birinden ayrı ayrı alınarak davacı anneye verilmesine karar verilmiştir.
Müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun her birinin, alacaklıya borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, borçlulardan birinin edimi yerine getirmesi halinde borcun sona erdiği ve buna bağlı olarak diğer borçluların da borçtan kurtuldukları bir birlikte borçluluk halidir.
Somut olayda, davalılar arasında müteselsil borçluluk bulunduğu, birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde davacı anne açısından maddi tazminat talep edilirken davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği gözden kaçırılarak davacı annenin hesaplanan 3.496,50 TL maddi zararının beşe bölünüp davalılar arasında paylaştırılması hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/16348, K. 2018/5567, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama