KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/17706 E., 2018/164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 51.136,82 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan (1.000TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, geri kalanının davalılardan ... Tic.A.Ş.'nin tek başına sorumlu olduğuna) alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan ...Tic.
A.Ş. vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/01/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ...Tic.A.Ş. vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat...geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalılardan ... Kauçuk San. Tic. A.Ş. aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; 51.136,82 TL nin 24.06.2008 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 1.000,00 TL'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen, bakiyesinden davalı şirketin tek başına sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından 07/11/2012 tarihli 9. celsede davacı tarafın adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Adli yardım 6100 Sayılı Yasanın 334 ile 340.maddelerinde (1086 sayılı HUMK.nun 465 ila 472 maddelerinde) düzenlenmiş olup, taraflardan birinin davanın gerektirdiği harç ve masrafları karşılayacak maddi gücünün bulunmaması durumunda, bu mali yükümlülüklerden geçici olarak muaf tutulmasıdır.
Adli yardımdan yararlanan taraf davayı kazanırsa, diğer taraf adli yardım nedeniyle alınmamış olan bütün yargılama giderlerine de mahkûm edilir; adli yardımdan yararlanan tarafa vekil de tayin edilmiş ise (HMK'nun 335/1-ç), karşı taraf vekâlet ücretine de mahkûm edilir.
Adli yardımdan yararlanan taraf davayı kaybederse (haksız çıkarsa), gerek diğer tarafın ödemiş olduğu, gerekse kendisinden adli yardım nedeniyle alınmamış olan bütün yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir; mahkeme uygun görürse, yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine karar verebilir. (HMK'nun 339/1.maddesi)
Bunun yanında 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, (1) sayılı tarifesinin A.III.1.a maddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ilâm harcı alınacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harcın tamamından davalıların sorumlu tutulması isabetli ise de hazineye irat olarak kaydedilmesi gereken karar ve ilam harcı ile adli yardım kapsamında yapılan giderlerin davacı tarafa iadesine karar verilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/17706, K. 2018/164, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama