KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/18102 E., 2018/6920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, 474.176,54TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/09/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ...ve ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan gün de düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davalı ... açısından davanın reddine, davacı çocuğun maddi tazminat isteminin kabulüne, davacıların diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3-Davacı taraf hüküm altına alınacak tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir. Kaza tarihinin ise 17/09/2009 tarihi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Her ne kadar diğer diğer tazminat hükümleri açısından bu konuda bir yanlışlık yok ise de davacı Zeynep lehine hükmedilen maddi tazminat için faiz başlangıç tarihinin 03/05/2010 olarak belirlenmesi isabetsiz olmuştur.
4-6100 sayılı HMK'nın 323. maddesinde yargılama giderleri sayılmış olup, aynı kanunun 326.maddesinde ise Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Buna göre, davalı Davalı ... açısından davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın harçlar, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden adı geçen davalının sorumluluğunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
5-Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda davalı ... açısından davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, adı geçen davalı yararına A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi kapsamında tek ve maktu red vekalet ücreti takdiri yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, açıklanan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/18102, K. 2018/6920, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama