KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/19044 E., 2018/6876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının 03.04.2007 tarihli iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı eş lehine 23.987,39 TL Maddi, 10.000 TL Manevi, davacı çocuk ... lehine 931,65 TL Maddi, 10.000 TL Manevi, davacı çocuk ...’in Maddi tazminat isteminin reddi ile 10.000 TL Manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir.
Somut olayda, dava konusu iş kazasının 03.04.2007 tarihinde meydana geldiği, ıslah dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş iken; mahkemece olay tarihinden faize hükmedilmesmesi de hatalı olmuştur.
Aynı zamanda maddi tazminat istemi üzerinden davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin yazımında maddi hata yapılarak vekalet ücretinin hatalı belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/19044, K. 2018/6876, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama