KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/20097 E., 2017/1092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, iş kazasından doğan tazminata ilişkindir
Mahkemece, davanın genel mahkemelerin görev alanına girmesi nedeni ile görevsizliğine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; dava dilekçesi ile uğradıkları maddi zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik her biri için ayrı ayrı 100,00' er TL uğradıkları manevi zararların davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep edildiği, yargılama devam ederken, mahkemece olayının bir iş kazası olup olmadığının tespiti yönünde dava açılması istenilmiş, Mahkemenin 2011/256 esas sayılı dosyasından iş kazası tespit davası açıldığı yapılan yargılama sonunda söz konusu kazanın bir iş kazası niteliğinde olmadığı kanaati ile davanın reddi doğrultusunda hüküm kurulduğu ancak dosya temyiz edilmiş olmakla kesinleşmediği anlaşılmıştır
Mahkemece, davacılar tarafından 2011/256 esas sayılı dosya ile açılan iş kazası tespit istemli davada, karar sonucu beklemesi gerekirken beklemeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, davacılar tarafından 2011/256 esas sayılı dosya ile açılan iş kazası tespit istemli dava karar sonuca göre tüm delilleri bir arada değerlendirerek bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/20097, K. 2017/1092, 16 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama