KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/20411 E., 2018/4826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosya kapsamından, yerel mahkemenin hükme esas aldığı 06/06/2016 tarihli bilirkişi ek hesap raporu doğrultusunda davacı eşin zararının 51.009,78 TL, çocuk ...'in zararının 9.901,41 TL, çocuk ...'in zararının 4.804,15 TL olduğu sonucuna vardığı, davacı eşin maddi tazminat istemini artırmaması nedeniyle davacı eş yararına 25.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, itibar edilen bilirkişi ek hesap raporuna göre davacı eşin 26.009,78 TL bakiye maddi zararı bulunmasına karşın ilgili hüküm fıkarasının sonunda fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı şekilde davacı eşin fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi hatalı ise de bunun ileride açılabilecek davada tartışılmasının mümkün olması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eşin maddi tazminat isteminin talep gibi kabulüne, davacı eşin manevi tazminat istemi ile davacı çocukların maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
./..
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016 yılı AAÜT’nin 10. Maddesinde, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanacağı, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına nispi vekalet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda ise; manevi tazminat açısından vekalet ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Somut olayda yukarıda yapılan açıklamalara aykırı olarak, yerel mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminatların toplamları üzerinden davacılar lehine, reddedilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplamları üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmelidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/20411, K. 2018/4826, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama