KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/2933 E., 2017/6621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde usta öğretici olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Davacı, 26/11/1986-01/10/2004 tarihleri arasında davalı ... Bakanlığına bağlı ... Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici sıfatıyla hizmet aktine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 10/10/2013 tarih 2013/8401 Esas ve 2013/18355 Karar sayılı Bozma ilamı üzerine mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Bozmadan sonra, davacının çalışmalarına ilişkin olarak bir kısım puantaj kayıtlarının, ücret ödeme belgelerinin ve Milli Eğitim Müdürlüğü olurlarının getirtildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ücret bordrolarının puantaj kayıtlarına ve haftalık çalışma saatlerine uygun olarak düzenlendiği, aylık çalışma saati toplamının 7,5 saate bölünerek elde edilen çalışma gün sayısına göre davacının Kuruma bildirimlerinin yapıldığı belirtilmiştir. Ancak bu haliyle bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ortadadır. Bilirkişi tarafından bahsi geçen belgelere göre davacının aylık çalışma saati toplamının ayrıntılı olarak belirlenip bu sürenin 7,5 saate bölünerek davacının gerçek çalışma gün sayısının tespitinden sonra Kuruma bildirilen süre ile karşılaştırmasının yapılarak ayrıntılı şekilde ve denetime açık rapor düzenlenmesi gerekmektedir.
Yapılacak iş, dava konusu döneme ilişkin olarak davacının çalışmalarını gösteren tüm puantaj kayıtları ile ücret ödeme belgelerini getirtmek, eksik belgeler bulunması halinde bu belgelerin neden eksik olduğunu araştırmak, yukarıda belirtildiği gibi ayrıntılı ve karşılaştırmalı olarak düzenlenmiş denetime elverişli bilirkişi raporu almak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/2933, K. 2017/6621, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama