Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle;
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin 17.09.1979 olarak kabulü ile davacının 01.10.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, sigortalılık başlangıç tarihinin 17.09.1979 olarak tespitine, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 10.maddesi koşulları bulunmadığından aylık isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, borçlanma talep tarihinden önce Türkiye'de sigortalılığı bulunmayan davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna (SSK) çalışma süresini borçlanmak için yaptığı başvuru tarihi 18.01.2006 olup 3201 sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesine göre 08.05.2008 tarihinden önce yapılan borçlanma başvurularına ilişkin kazanılmış haklar saklı olduğundan borçlanma ile kazanılan sürenin 4/1-(a) bendi kapsamında kabulü ile yaşlılık aylığı koşullarının bu sigortalılık haline göre belirlenmesi gerekirken.
1479 sayılı Kanun'un Geçici 10.maddesi koşulları bulunmadığından aylık isteminin reddine karar verilmesi hatalı ise de sigortalılık başlangıç tarihinin 17.09.1979 olarak kabulü ile davacının yaşlılık aylığı alabilmesi için 55 yaşın ikmali gerektiği halde tahsis talep tarihi itibariyle 52 yaşını ikmal ettiği anlaşılmakla 4/1-(a) bendi kapsamında kısmi yaşlılık aylığı koşullarına da sahip olmadığı ve aylık talebinin reddine dair kararın sonuç itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre davacının ve davalı Kurumun yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 17.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.