KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/3518 E., 2016/14432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 191.546,73 maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... İnşaat Tic.
A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22/11/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... İnşaat Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ..., ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili Avukat... geldiler. Davacılar ile diğer davalı adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacılar ile davalılar .. Aş ve .. İnş. San. Tic. AŞ'nin tüm, davalı ... Aş'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl dosya açısından davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne, birleşen dava dosyası açısından davacı kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyizin kapsam ve nedenleri dikkate alındığında maddi tazminatın belirlenmesi ile manevi tazminatların takdirine ilişkin karar isabetlidir. Ancak birleşen dava dosyasının davalısı olan sigorta şirketi açısından hüküm altına alınan manevi tazminatlara uygulanacak faizin başlangıcında hataya düşüldüğü görülmektedir. Yine davalı ... şirketinin yalnızca birleşen dava dosyasının davalısı olduğu gözden kaçırılarak tüm dosya üzerinden hesaplanan yargılama gideri ve harçlardan sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Gerçekten, sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faizin başlangıç tarihi temerrüt tarihi olup, hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden başlar. Davalı ... şirketinin harç ve yargılama giderlerinden sorumluluğu da poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlıdır. Hal böyle olunca hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin birleşen dava dosyasının dava tarihi yerine, olay tarihinden başlatılması, davalı ... şirketinin tüm dosya üzerinden hesaplanan yargılama gideri ve harçlardan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/3518, K. 2016/14432, 22 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama