KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/3726 E., 2016/3969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davacılar
- ... vs. Vek. Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
2- ... Vekilleri Av. ... 3- ...
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının anne, baba ve kardeşlerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminata ilişkin talebin reddine, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 40.000,00'er TL, davacı iki kardeş için 10.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Hükmedilen manevi tazminat tutarları yerinde ise de maddi tazminata ilişkin verilen karar yerinde değildir.
Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle bu tür uyuşmazlıklarda, öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, sigortalının meslekte kazanma güç kayıp oranı ve bu orana göre, Kurum tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer yermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez. Oysa mahkemece, açıklanan doğrultuda inceleme ve araştırma yapılmadığı ortadadır.
Yapılacak iş, davanın niteliği göz önünde tutularak davacı babaya iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanıp bağlanmadığının saptanması, bağlanmamış ise Kurumdan gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunması giderek Kurum aleyhine dava açması için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre gelir bağlanır ise hesaplamanın bu durum dikkate alınarak yapılması ve ortaya çıkacak zararlardan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin indirilmesi suretiyle karar vermekten ibarettir.
.../...
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
MG
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/3726, K. 2016/3969, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama