KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/4442 E., 2017/6789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dosyadaki evraka göre davacı sigortalının 15.12.2011 tarihinde iş kazası geçirdiği ve maluliyet oranı oluşmayacak şekilde yaralandığı, davacı tarafın 1.000,00TL maddi ve 30.000,00TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, kusur raporunda davalı işverenin %60, kazalı işçinin ise %40 kusurlu kabul edildiği, davacı vekilinin yargılama aşamasında maddi tazminat talebini müracaata bıraktığı, Mahkeme tarafından maddi tazminat davasının açılmamış sayılmasına, manevi tazminatın ise kısmen kabulü ile 5.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine,
davacı tarafından yapılan yapılan 146,85TL tebligat gideri, 93,60TL posta gideri, 1.500,00TL bilirkişi masrafı, 129,70TL yargı harcı olmak üzere toplam 1.870,16TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul edilmesi sebebiyle takdiren 112,21TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan giderin davacı taraf üzerinde bırakılmasına yönelik hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Taraf vekilleri usule uygun şekilde temyiz talebinde bulunmuş olup, davacı vekili diğer temyiz itirazları yanında peşin harcın tamamından davalının sorumlu sayılması gerektiğini savunmuştur.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, (1) sayılı tarifesinin A.III.1.a maddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ilâm harcı alınacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, karar ve ilam harçlarının yargılama giderleri ile birlikte değerlendirildiği ve taraflar arasında paylaştırıldığı, bu yönüyle hükmün hatalı olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/4442, K. 2017/6789, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama