KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/4873 E., 2017/8255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan .......vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre; tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ile defin gideri istemine ilişkindir.
Mahkemece defin gideri isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilerek, davacı e....çin 25.983,13 TL maddi, takdiren 21.000,00 TL. manevi, çocuklar ..., ..., ... ve .... Gergin için ise takdiren 7.000,00 er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/07/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine hükmedilmiştir.
Temyizin kapsam ve nedenleri dikkate alındığında, maddi tazminatın belirlenmesine ve manevi tazminat miktarının takdirine ilişkin karar isabetlidir. Ancak davalı ... şirketi açısından hüküm altına alınan maddi tazminata uygulanacak faizin başlangıcında hataya düşülmüştür.
Sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faiz başlangıç günü temerrüt tarihi olup, hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden başlar. Davalı ... şirketinin harç ve yargılama giderlerinden sorumluluğu da poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlıdır. Hal böyle olunca hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin dava tarihi yerine, hükümdeki gibi dava tarihinden öncesine götürülmesi usule ve yasaya aykırı olup bu durum bozma nedenidir.
3- Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut olayda; her bir davacı ... her bir davalı lehine kabul edilen kısımlar yönünden ayrı ayrı kabul, reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı red vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/4873, K. 2017/8255, 24 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama