KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/5850 E., 2016/7439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu oranında sürekli iş göremezliğine maruz kalan kazalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak tazminat alacağının olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Yargıtay incelemesinden geçerek bozma kapsam dışı kalan hususlar kesinleşir ve kesinleşen bu hususlarda yeniden hüküm tesisinde hukuki yarar bulunmayacağı açıktır.
Somut olayda Mahkemece verilentarihli kararların temyiz incelemelerinde davacının manevi tazminat davası(talebi) bakımından herhangi bir bozma nedeni belirtilmemiş, bilakis bu davaya(talebe) dair temyiz itirazları reddolunarak Mahkemece davacı yararına hükmolunan tutarlı manevi tazminat hükmü kesinleştirilmiştir. Halin böyle olmasına göre tarihli son karar ile davacının kesinleşen manevi tazminat istemi bakımından yeniden hüküm tesisinin doğru olmayacağı ortadadır.
.../...
O halde davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından karar bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/5850, K. 2016/7439, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama