KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/6449 E., 2017/2412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 50.000,00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01/12/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalılardan ... geldi. Davacı ile diğer davalı adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı ...'in sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve eksikliğin ikmali açısından geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden Dairemize gelmiş ve 28/03/2016 tarihinde esasa kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden davacıların hüküm altına alınacak manevi tazminatlara ölüm tarihinden yasal faiz uygulanmasını istedikleri, kaza tarihinin 15/04/2008, kazalının ölüm tarihinin ise 30/04/2008 tarihi olduğu, davacı baba ...'nın da karar verilmezden önce 04/07/2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
HMK 26. (HUMK. nun 74) maddesi gereğince hakim, kural olarak iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hüküm veremez.
Öte yandan, ölüm ile taraf ehliyeti son bulur. Şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davaların tarafın ölümü ile konusuz kalacağı ancak mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davaların tarafın ölümü ile konusuz kalmayacağı , bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından ya da mirasçılara karşı dava devam edileceğine göre, ölen kişi hakkında hüküm kurulamaz. Ölen davacının dava sırasında ölümü ile hakları mirasçılarına geçeceğinden davayı takip etme, hakkıda mirasçılara geçer.
Hal böyle olunca somut olayda, hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmekle talep aşıldığı gibi aşamalarda vefat eden davacı babanın taraf ehliyeti son bulmuş olmasına karşın ölü davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/6449, K. 2017/2412, 27 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama