İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/6510 K.2017/900

Davacı, 01.05.2008–28.02.2011, 09.08.2011–10.11.2011, 09.12.2011–29.05.2012 ve 19.12.2012–11.09.2013 tarihleri arasındaki ... Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, bu dönem ile ilgili borçlu olmadığına ve 20.12.2012 tarihini takip eden aybaşından itibaren…

Esas2016/6510Karar2017/900Tarih13 Şubat 2017Okuma5 dk · 960 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2016/6510 E., 2017/900 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

960 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 01.05.2008–28.02.2011, 09.08.2011–10.11.2011, 09.12.2011–29.05.2012 ve 19.12.2012–11.09.2013 tarihleri arasındaki ... Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, bu dönem ile ilgili borçlu olmadığına ve 20.12.2012 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava; davacının, 01.05.2008 – 28.02.2011, 09.08.2011 – 10.11.2011, 09.12.2011 – 29.05.2012, 19.12.2012 – 11.09.2013 tarihleri arasındaki ... Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile söz konusu dönemlere ilişkin prim borcu olmadığının ve 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20.12.2012 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının tahsis talebinin davalı Kurum tarafından; iptalini talep ettiği dönemde ... faaliyetinin bulunduğu ve önceden gelen sigortalılığının ...

Bağ-Kur olduğu gerekçeleri ile reddedildiği, davacının 28.04.2011 tarihinde prim kesintisine göre tescil ve 6111 sayılı Yasa'dan faydalanma talebinde bulunduğu, teslim ettiği ürünlerden 1994/Eylül – 2010/Eylül tarihleri arasında sadece 1995 yılı hariç Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığı, 01.05.1994 tarihinden beri devam eden kooperatif kaydı ile 01.11.2003 tarihinden beri devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu, prim ödemelerinin 30.06.2011 tarihinde başladığı, davacının ek 19 borçlanması gereği 3.040 gün karşılığı prim borcu ödediği, davalı Kurum tarafından; davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları da dikkate alınarak son olarak.

01.06.1996 – 09.10.1997, 01.06.1999 – 23.10.2001, 01.05.2002 – 28.04.2005, 02.08.2005 – 31.08.2005, 01.06.2006 – 01.11.2006 ve 16.02.2007 – 19.10.2008 tarihleri arasında ... Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, davalı Kurum tarafından mahkemeye; davacının 18.06.2015 tarihli müracaatı ile geçici 63. maddeye göre 12 aydan fazla borcuna bağlı sigortalılık sürelerinin askıya alındığının ve bu sürelerin primleri ödenmiş 3.209 gün olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasa gereğince; ... Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyette bulunulması halinde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyecektir. 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10. maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından ... Bağ-Kur sigortalısı olunduğunun kabulü gerekir ve 2926 sayılı Yasa'nın 5 ve 6. maddelerine göre ... Bağ-Kur sigortalılığının 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların başlamasından bir gün önce sona erdirilmesi ve bu çalışmaların sona ermesinden bir gün sonra yeniden başlatılması gerekir.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 17.04.2008 Tarih ve 5754 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilen “ Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi ” başlıklı 53/1 maddesinde; “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” hususunu düzenlemiş olmakla, önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanınmıştır.

Ancak 5510 sayılı Yasa'nın 53/1. maddesi 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilerek; “ (b) bendi ( 2926 sayılı Yasa ) kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi ( 506 sayılı Yasa ) kapsamındaki sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı düzenlenmiş olup Yasa'nın ilk halinde önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanıyan 53/1. maddesi, 01.03.2011 tarihinde değiştirilerek, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara geçerlilik tanınacağı şeklinde değiştirilmiş ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 33. maddesi ile de bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan.

23.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6645 sayılı Yasa'nın 56. maddesiyle 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 63. maddesinde; “ Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kurum'a kayıt ve tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde,

prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez.

Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır.

Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi halinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80. maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.

Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 01.01.2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz.

Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Somut olayda; davacının 1994/Eylül – 2010/Eylül ayları arasında sadece 1995 yılı hariç prim kesintisi bulunduğu dikkate alındığında 31.12.2010 tarihine kadar ... Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; davacının 31.12.2010 tarihine kadar ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü ile prim ödemelerinin karşıladığı süreyi ve Geçici 63. madde kapsamında bulunup bulunmadığını da belirleyerek yaşlılık aylığı koşullarını son olarak tespit edilen sigortalılık sürelerine göre değerlendirmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/6510, K. 2017/900, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6510
Karar No
2017/900
Tarih
13 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/6511 K.2017/30089
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/6511 K.2017/1001
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/6511 K.2017/801
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/6511 K.2017/1827
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/6512 K.2017/1848
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/6512 K.2017/1002

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.