KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/7178 E., 2017/4596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, temyiz edenin sıfatına ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece; 34.667,14 TL Maddi tazminatın olay tarihi olan 07.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle vekalet ücreti takdiri yerinde ise de; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 10/3.maddesi hükmüne göre manevi tazminat isteminin tamamının reddedilmesi nedeniyle maktu (1.500,00 TL) red vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken; reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı lehine nispi (2.400,00 TL) red vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/7178, K. 2017/4596, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama