İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/9701 K.2017/694

Davacı, babasından aldığı ve 22.10.2011 tarihinden itibaren ödenmeyen yetim aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar…

Esas2016/9701Karar2017/694Tarih7 Şubat 2017Okuma5 dk · 990 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2016/9701 E., 2017/694 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Şubat 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

990 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, babasından aldığı ve 22.10.2011 tarihinden itibaren ödenmeyen yetim aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 13/02/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.Başkan

KARŞI OY

Dava; 5510 sayılı Kanunun 56/son maddesi gereğince davalı Kurumca kesilen aylıkların iadesine ilişkin Kurum işleminin iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davacının boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşamadığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Anılan karar Yargıtay Yüksek Özel Dairesi Sayın Çoğunluğu tarafından oy çokluğuyla onanmıştır.

Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğu ilk derece mahkemesinin kararını onamasına dair hükmüne aşağıdaki nedenlerden dolayı katılmıyorum.

5510 sayılı Kanunun 56/son maddesine göre; "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 nc maddeye göre geri alınır."

Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu maddenin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurusu 28.04.2011 tarihinde reddedilmiştir.

5510 sayılı Kanunun 56'nca maddesince; oldukça yalın olarak 'eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ibareleri yer almakta olup, kanun koyucu tarafından örneğin; "sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan", "hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan", "gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan" veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiş, sade olarak kaleme alınan metinle uygulama alanı genişletilmiştir.

Maddede boşanma amacına/saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin/samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalı, boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma/irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan "boşanma" hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı,

kaldı ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda "anlaşmalı boşanma" adı altında hukuki bir düzenlemenin de bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek/samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının saptanması durumunda gelirin/aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Somut olayda; davacı ... (Arslan) 28.02.2006 tarihinde ... ile ikinci evliliğini yapmıştır.

Davacının babasının 25.02.2008 tarihinde vefatının ardından 04.08.2008 tarihinde eşi ...'dan anlaşmalı şekilde boşanmıştır.

Davacının ...'dan boşandıktan sonra 506/5510 Yasaya istinaden 3411290526 tahsis numarası ile davalı Kurumdan babası sigortalı Nafiz Meydan üzerinden yetim aylığı almaya başlamıştır.

Davacının 17.09.2010 tarihinde ... ile yeniden evlenmiştir. Bu nedenle kendisine bağlanan aylık evlenme nedeniyle kesilmiştir.

Davacının, Kuruma 24.09.2010 tarih ve 393165 varide ile intikal eden dilekçesi ile davacının ... ile 17.09.2010 tarihinde ikinci kez evlenmeleri nedeniyle 5510 sayılı Yasa gereği çeyiz yardımı talebinde bulunmuştur. Bu talep üzerine Kurumca araştırma yapılmıştır.

Davacının Kuruma verdiği ifadesinde; "eşinden boşandıktan sonra kredi kartları kullandığını, bu nedenle icralık olduğunu, bu konuda maddi sorunlar yaşadığını icralık olduğunu, ...'ın yeniden bir araya gelme teklifini kabul ederek 2010/8. ayında yeniden evlendiklerini" beyan etmiştir.

Kurumca tanık olarak ifadesine başvurulan ... (Davacının, yanında kaldığını beyan ettiği kızı Kadriye'nin evinin sokağında Mini Market sahibi) verdiği beyanında; "...'nin annesinin adını bilmediğini ancak kocasından boşanmış olduğunu ve ikinci kez yeniden evlendiğini, yeniden evlendiği kişiyle birlikte ...'da yaşadıklarını, ...'nin annesi ile ...'lerin bir arada yaşamadıklarını, ...'nin annesinin ara sıra misafirliğe geldiğini hatta ...'nin annesi ile ikinci kez evlendiği eşinin iş yapmak üzere bir ara ...'a gittiklerini ancak yapamayıp geri döndüklerini" beyan etmiştir.

Davacının boşandığı eşi ... 03.01.2011 tarihinde Kurum yetkililerine ifade vermiş ancak bu ifadesinin akabinde 19.08.2011 tarihinde yeniden ifade vermiştir. Bu ifadesinde.

"03.01.2011 tarihinde vermiş olduğu ifadesinin davacının yönlendirmesi ile verdiğini ve onun kendisinden söylemesini istediği şeyleri söylediğini, 03.01.2011 tarihli ifadesinin gerçekleri yansıtmadığını, eşi davacı ...'ın devletten para alabilmek adına kendisini kandırarak boşanmalarına neden olduğunu, boşanmalarını müteakip muhtelif adreslerde birlikte yaşadıklarını, ...'da ... ...'da bir restoranda birlikte çalıştıklarını ve kaldıklarını, Eski ...'da Devlet Hastanesi yanındaki rıhtım restoranda da birlikte çalıştıklarını ve kaldıklarını, davacının Ziraat Bankası ... şubesinden kredi kullandığını, davacıya babasının kefil olduğunu,

yeniden nikah yaptıklarını ve davacının babasından kalan maaşı devlete bırakmayacağını ifade ettiğini, çeyiz parası için Kuruma başvurduğunu, Kurumun denetim yapması üzerine bu denetime kendisinin neden olduğunu öne sürerek davacının, kendisini terk ettiğini, boşanma davası açtığını, ... adında biriyle birlikte yaşadığını, boşanmanın gerçekleşmesi sonrasında bu kişiyle evlenip çeyiz yardımını almayı düşündüğünü, bu yardımı aldıktan sonrada bu kişiyle de boşanıp tekrar babasının maaşını almasını planladığını davacının kendisine ifade ettiğini, ikinci kez evlendiklerinde oturdukları adrese kayıt yaptıramadıklarını,

zira eşinin HSBC ve Finans Bank'a kredi kartları nedeniyle borçlu olduğunu, haciz gelir korkusu yaşadıklarını" beyan etmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; davacının ... 13. Aile Mahkemesinin 2011/722 E, 2011/940 K. sayılı dosyasında eşi ...'dan 12.10.2011 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı ve ilamın 21.10.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yukarıda anlatılan tüm bu delillerin incelenmesinde; davacı ile eşinin 28.02.2006 tarihinde evlendikleri, davacının babasının 25.02.2008 tarihinde vefatından sonra 04.08.2008 tarihinde eşinden boşandığı, 3411290526 tahsis numarası ile babasından yetim aylığı almaya başladığı, 17.09.2010 tarihinde boşandığı eşi ... ile tekrar evlendiği, 24.09.2010 tarihinde davalı Kurumdan çeyiz yardımı talebinde bulunduğu, bu talep üzerine Kurumca araştırma ve inceleme yapıldığı,

bu inceleme sonucunda Kurum kontrol memuru tarafından düzenlenen 24.08.2011 tarihli raporda, davacının eşinden 04.08.2008 tarihinde boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettiğinin, ölüm aylığına ve tekrar evlenmesi nedeniyle evlenme ödeneğine hak kazanmadığının belirlendiği, davacının bu kez babasından maaş alabilmek için 12.10.2011 tarihinde tekrar boşandığı, davacı ve eşinin sırf Kurumdan ölüm aylığı alabilmek için bu hukuki yolları kullandıkları anlaşılmıştır.

Tüm bu açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesince, davacının boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşamadığı tespit edilerek davanın kabulüne ve Kurum işleminin iptaline karar vermesi usul ve yasaya uygun değildir. Anılan kararın Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğu tarafından onanmasına ilişkin hükme bu nedenlerden dolayı katılmıyorum.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/9701, K. 2017/694, 7 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9701
Karar No
2017/694
Tarih
7 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/9703 K.2017/1307
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/9704 K.2017/1396
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/9704 K.2017/894
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/9705 K.2017/779
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/9707 K.2017/631
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2016/9708 K.2017/31081

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.