KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/9909 E., 2017/2150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 115.620,14 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının geçirdiği iş kazası sonucu ... ... ... ... Merkezi'ne ait sürekli iş göremezlik derecesi tespit kararı ile %37,00 oranında sürekli iş göremezlik derecesi verildiği ve davacının bu maluliyetine ilişkin 03/10/2013 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğinin yazılı olduğu, ancak mahkemece bu kontrol kaydının sonucu araştırılmadan, yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının geçirdiği kaza sonucu oluşan maluliyetinin kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, bu halde, kontrol kaydı var iken saptanan orana göre tazminat hesabının yapılamayacağı açıktır. Gerçekten sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminat tutarını doğrudan etkileyeceğinden iş göremezlik oranının kesin olarak saptaması, bunun için de kontrol kaydı sonucunun araştırılması gerektiği ortadadır.
Yapılacak iş, davacının 27/11/2010 tarihinde geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen %37,00 sürekli iş göremezlik oranına ait kontrol kaydı sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranını belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/9909, K. 2017/2150, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama