KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/1286 E., 2018/8853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı ...İnş. Ve Tic Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve sebeplerine göre; davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, 22.04.2013 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının eş ve çocuğunun maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece; sigortalının eşi Ayla için 500 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.04.2013, 70.130,15 TL net maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 18.06.2015 gününden itibaren; çocuğu için 500 TL Net maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.04.2013, 590,83 TL net maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 18.06.2015 gününden itibaren; eşi ve oğlu için ayrı ayrı 80.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.06.2015 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, Davalı ... aleyhine açılan davanın ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; toplam 200000 TL manevi tazminat talebi ile açılan davanın, davalı şirket lehine toplam 40000 TL üzerinden reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre; davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, yürürlükteki 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi ve HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/1286, K. 2018/8853, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama