KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/1332 E., 2017/8943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2017
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... : 2-... : 3-... Vek.Av. ...
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının davalılar nezdinde 01/05/2000- 02/01/2008 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile “ Davacının hizmet tespiti talebinin kabulü ile; davacı 0774 Sigorta sicil nolu ...' nın davalılar ... ve ... nezdinde; 01.05.2000-02.01.2008 tarihleri arasında, 506 Sayılı Yasaya tabi olarak sürekli ve kesintisiz hizmet aktine istinaden asgari ücret ile çalıştığının tespitine, davacının belirtilen tarihler arasında davalı kuruma bildirilmeyen eksik çalışmalarının davalı ... 'na bildirilen diğer çalışmaları ile birleştirilmesine”, şeklinde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyada kayıt ve belgelerden; davacı adına ihtilaflı dönemde Kurum'a herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığı, davalılar adına işyeri tescil kaydı bulunmadığı, davalıların evinde 24.06.2006 tarihinde gerçekleşen hırsızlık suçu ile ilgili soruşturma dosya suretinin bulunduğu, soruşturma aşamasındaki beyanlarında davacı ile davalılardan ... ve davalı ....' ın babasının davacının devamlı suretle çalıştığını beyan ettikleri, davalılar vekilinin 1998- 2002/10. ay arası...' nin yatılı olarak çocuk bakımı ve temizlik işlerinde çalıştığı ve sigortasının davalılara ait şirketten ödendiği,
2002/12. aydan 2003/7. aya kadar ev hizmetlerinde davacının tanık olarak gösterdiği ...' ın davalılara yardımcı olduğu, 2003/8- 2007/11 sonuna kadar ise davacının çağrıya bağlı olarak belirsiz günlerde haftada 2-3 bazende 3-4 gün giriş ve çıkış saatleri belli olmadığı şekilde çalıştığı belirtir dilekçe sunduğu,
davacı tanığı olarak dinlenen ...' ın davalılar vekilinin beyanı ile uyumlu şekilde davacının hangi tarihte işe başladığını bilmediğini, kendisinden sonra işe başladığını ve 4-5 sene kadar çalıştığını beyan ettiği, davalı tanığı...' ün de davalıların yanında 1998 yılından itibaren 4-4,5 yıl kadar 2003 yılına kadar yatılı olarak çocuklara bakmak üzere çalıştığını, davacının kendisinden bir kaç ay sonra temizlik işi için işe başlayıp kendisi ayrıldıktan sonra da çalışmaya devam ettiğini beyan ettiği, bunun dışında davacı ve davalı tanıklarının çelişkili beyanda bulundukları,
kamu tanıklarının ise davacının çalışmasının başlangıcına dair bilgileri olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar çalışma olgusu ispatlanmış ise de davacının işe başlangıç tarihi yönünden davalılar vekilinin beyanı ile uyumlu davacı tanığı ... ve davalı tanığı ...' ün beyanları dikkate alınmadan yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın Geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
...
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/1332, K. 2017/8943, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama