KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/1788 E., 2018/7443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının prime esas kazanç üzerinden tespitine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair lemyiz itirazlarının reddine. 2-Dava. davacının 14.02.2013- 31.12.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden: davalı işveren adına 1106301 işyeri sicil numaralı işyerinin 07.02.2013 tarihinde yasa kapsamına alınıp halen faal olduğu, davalı işverenin vergi kaydının fason takı tirenleri üretim ve döküm imalatı işinden 06.02.2013 tarihinde başladığı, davacının ihtilaflı dönemde 23.12.2013- 26.12.2013 tarihleri arasında 4 gün davalı işyerinden bildiriminin olduğu, davalı kurumun 23.12.2013 tarihli davalı işyeriııdeki yerel denetim tutanağında davacının 23.12.2013 tarihinde işe girdiği ve asgari ücretle çalıştığını beyan edip imzaladığı,
davacının bu beyanına göre davalı işyerindeki sigortalı çalışmalarının 23.12.2013 tarihinde başladığına karar verildiği, davalı işverenin sunduğu 26.12.2013 tarihli istifa dilekçesi bulunduğu, tüm bordro tanıklarının dinlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının müfettişe verdiği davalı işyerinde işe başlangıç talihine ilişkin beyanı kendisi için bağlayıcıdır. Bu tarihten önceki sürenin tanık sözleri ile kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ayrıca, dava 08.08.2015 tarihinde açılmış olup, dava konusu yukarıda özetlendiği üzere hizmet tespitine ilişkindir. 6552 Sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişik 5521 Sayılı Kanunun 7. maddesi 4. fıkrasında “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir.
İhbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür." şeklinde düzenleme mevcuttur. İş bu düzenlemeye göre davalı Kurum itibari hizmet tespiti davasında fer'i müdahil olarak davaya katılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanuna göre feri müdahil. davanın tarafı olmayıp leh ve aleyhine hüküm kurulması da hukuken mümkün değildir. Kurumun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğu yoktur. Kurumun ler‘i müdahil olduğu bir davada; davanın kabul edildiği gerekçesi ile Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki. bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 370/2 maddesi gereğince hüküm bozulmamak düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/1788, K. 2018/7443, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama