KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/2318 E., 2018/7871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, 151.381,48 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin ıslah işleminin reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30/10/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü yapılan tdebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine karar verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, (1) sayılı tarifesinin A.III.1.a maddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ilâm harcı alınacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda ise, bozma öncesinde düzenlenen harç tahsil müzekkeresi gereğince davalılar tarafından yatırılmış herhangi bir karar ve ilam harcı olmadığı halde mahsup yapılarak, fazla yatırılan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/2318, K. 2018/7871, 30 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama