İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/2344 K.2018/7907

Davacı, davalıya ait işyerinde 1995 ile 2005 yılları arasında aralıksız ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Esas2017/2344Karar2018/7907Tarih5 Kasım 2018Okuma5 dk · 1.092 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/2344 E., 2018/7907 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2018
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
Mahkemesi
. İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.092 kelime·5 dk okuma

Davacı, davalıya ait işyerinde 1995 ile 2005 yılları arasında aralıksız ve sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

B)Davalı Cevabı:

Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunarak davacının 10/07/2004-03/02/2005 tarihleri arasında arasında çalıştığını, bunun dışında çalışması olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk Derece Mahkemesince; ‘ Davacının davalıya ait işyerinde 1995-2005 yılları arasında aralıksız ve sürekli olarak çalıştığı günlerin tespiti talep edilmiştir. İş bu dava 18.08.2015 tarihinde açılmıştır. Davacının 20.12.2003 ve 03.02.2005 tarihlerinde işten çıkış bildirgesinin verildiği ve hak düşürücü sürenin her dönem çalışma için ayrı ayrı hesaplanacağı, çıkış gününden sonra işçinin aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesi veya hak düşürücü süre içinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı dikkate alındığında, dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu;

Davacı vekili,davacının çalışmasının dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğunu,işe giriş bildirgesi verilmesiyle hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesi, ‘Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç olarak alınması gereği yasal düzenleme ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla öngörülmüş olduğundan;

davalıya ait işyerinden bildirimi yapılan 12/08/2003-20/12/2003 ve 10/07/2004-03/02/2005 tarihleri dışında Kuruma bildirilmeyen ve Kurumca da sigortalılığa ilişkin herhangi bir tespitin gerçekleştirilmediği hizmet süresi bakımından hak düşürücü sürenin hesaplanmasında, dava konusu işyerinde kesintisiz biçimde geçtiği iddia edilen çalışmanın sona erdiği yılın sonu başlangıç tarihi olarak alındığında, davanın açıldığı 18.08.2015 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği;

ayrıca dosya kapsamındaki kanıtlar ve ilk derece mahkemesi kararı gerekçesinde de belirtildiği üzere, imzalı işe giriş bildirgeleri ve ücret tediye bordrolarında yer alan giriş çıkış tarihleri ve buna uygun ücret ödemesi ve prim bildirimleri karşısında, 12/08/2003 tarihinde başlayan çalışmanın da kesintili olarak gerçekleştiği ve 2003-2005 yıllarını kapsayan dönemdeki çalışma da blok çalışma niteliğinde bulunmadığı için 20/12/2003 - 10/07/2004 tarihleri arası dönem yönünden de 03/02/2005 çıkış tarihi esas alınarak hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından;

sonuç itibariyle 1995-2005 yılları kapsayan döneme ilişkin çalışma iddiası yönünden, bildirimi yapılmayan günlerin tespiti istemini içeren davanın hak düşürücü süre geçirilerek açıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.

E)Temyiz: Davacı vekili, davacının 1995 yılı başından başlayarak 2005 yılı sonuna kadar çalışmasının dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğunu, işe giriş bildirgesi verilmesiyle hak düşürücü sürenin kesileceğini, bildirgeler altındaki imzaların incelenmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.

Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.

İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun'un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir.

Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun'un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Bir sigortalının askere gitmeden önce çalıştığı işyerini askerliğe müteakip girmesi durumunda hizmet akdi mecburi hizmet nedeniyle kesilmiş olduğundan artık hak düşürücü sürenin oluştuğundan bahsedilemez. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa'dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.

Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )

Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 12.08.2003-20.12.2003 ve 10.07.2004-03.02.2005 tarihleri arasında 1051397.35 sicil numarası ile davalı adına tescilli işyerinden çalışmalarının bildirildiği,tespitini istediği dönemde dava dışı başka iş yerinden bildirim bulunmadığı,dönem bordrolarının getirtildiği, bir kısım bordro tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının 12.08.2003 - 20.12.2003 ve 10.07.2004-03.02.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının davalıya ait 1051397 sicil numaralı işyerinden Kuruma bildirildiği, davanın bu bildirimleri kapsar şeklide 1995 ile 2005 tarihleri arasında aralıksız devam eden çalışmalarının tespitine yönelik olduğu anlaşıldığından, davacının eksik bildirimlere yönelik olarak açtığı davada hak düşürücü süre işlemeyecektir.

Yapılacak iş, dönem bordrolarından dava konusu dönemin tamamını kapsar biçimde kayıtlı bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğünde talep edilen dönemde çalışması bulunan komşu işyeri çalışanlarını zabıta marifetiyle veya Kurum'dan sorarak belirlemek ve bu kişilerin de beyanlarını almak, tüm delilleri birlikte değerlendirmek, ihtilaflı dönemde davacının davalı iş yerinde geçen çalışmalarının kesintisiz olup olmadığını araştırmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğini de nazara alarak araştırmayı genişleterek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme sonucu davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 05.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/2344, K. 2018/7907, 5 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2344
Karar No
2018/7907
Tarih
5 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/2344 K.2018/5772
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/2344 K.2018/9385
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/2346 K.2018/7094
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/2347 K.2018/11337
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/2348 K.2018/8415
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/2348 K.2018/12042

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.