İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/2533 K.2018/8476

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... AŞ işverenliğinde teknisyen kadrosunda çalışan müvekkilinin, 07/03/2013 tarihinde Telekom direğindeki arızayı gidermeye çalışırken elektrik direğinin kök kısmındaki çürüme nedeni ile dipten kopup devrilmesi ile…

Esas2017/2533Karar2018/8476Tarih20 Kasım 2018Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/2533 E., 2018/8476 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2018
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
2. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... AŞ işverenliğinde teknisyen kadrosunda çalışan müvekkilinin, 07/03/2013 tarihinde Telekom direğindeki arızayı gidermeye çalışırken elektrik direğinin kök kısmındaki çürüme nedeni ile dipten kopup devrilmesi ile birlikte sırt üstü yere düşerek iş kazası geçirdiğini, iş kazası nedeniyle felç kalma tehlikesi geçirdiğini, malul kaldığını, maddi ve manevi yönden zarar gördüğünü, kaza sonrasında maluliyeti nedeniyle sıkıntılar yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, davalı işverenin yükümlülüklerini ihmal etmesi nedeniyle iş kazasının yaşandığını ifade ederek, ıslahla birlikte toplam 307.806,54TL maddi, 15.000TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

DAVALININ CEVABI

Davalı vekili, direk kırılmasına bağlı kazalara az rastlandığını, genellikle kazalar direğe çıkış sırasında meydana geldiğini, deneyim sahibi olan davacının kontrolleri yapmadan direğe merdivenle çıktığını, direkten ses gelmeye başlayınca ve direk henüz kırılmadan direkten atladığını, sırt üstü yere düştüğünü, davacının iş kazası akabinde maaş ve ikramiye gibi tüm haklarını eksiksiz olarak aldığını, maluliyet raporunu kabul etmediğini, müvekkili tarafından iş güvenliği ve işçi sağlı konularında tüm önlemlerin alındığını, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Kaza neticesinde davacının %40 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davalı işverenin %90 kusurlu bulunduğu değerlendirilerek, tarafların şahsi ve ekonomik durumları ile olayın özelliği ve hesap raporu kapsamında 307.806,54TL maddi, 15.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 354 ve devamı maddeleri gereğince yapılan İstinaf yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, yeniden alınan kusur raporuna istinaden davalı işverenin %60 oranında kusurlu bulunduğu değerlendirilmiş, bu kusur raporuna bağlı olarak 178.833,66TL maddi ve 15.000,00TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

TEMYİZ TALEBİ

Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınan kusur raporunu kabul etmediğini, davalı sorumluluğundaki direğin dipten çürümesi ile kazanın meydana geldiğini ve bundan dolayı müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, hesap bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu, açıklanan ve re’sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. Davalı vekili, kusuru kabul etmediğini, davacının kusuru ile kazanın meydana geldiğini, açıklanan ve re’sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.

TEMYİZ İNCELEMESİ

Dava, iş kazası maluliyeti nedeniyle oluşan zarara karşılık maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Dosya kapsamına göre, davalı ... AŞ bünyesinde çalışan davacının 07.03.2013 tarihinde kaza geçirdiği; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 13.03.2014 tarihli evrakında davacının 5510 sayılı Yasa’nın 4/C (memur) maddesi kapsamında olduğu, Hizmet Cetvelinde 4/C kodu ile primlerin yazılı olduğu; SGK Başkanlığı evrakında, memur statüsü sebebiyle iş kazası ve meslek hastalığı hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin yazının bulunduğu; iş yeri dosyasında, davacının imzasını taşıyan “TC Emekli Sandığı ile irtibatımın devam etmesini istiyorum” beyanlı evrakın mevcut olduğu; yine iş yeri dosyasındaki ödeme evrakında “Kamu Emekli Sandığı” ifadesinin kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar ‘‘tekel” olarak yürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom Kurumu’nun, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.

Ancak, özelleştirme kapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon AŞ’deki tamamı Hazine’ye ait bulunan hisselerden %55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.

Eldeki maddi ve manevi tazminat davasındaki davacının memur statüsünde çalışmasını sürdürdüğü ve farklı bir kuruma geçiş yapmadığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkilisinin Sınırı” başlıklı 2. Maddesinde değişik 1 numaralı bendinde;

a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,

b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,

c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.

Buna göre, kazanın yaşandığı tarihte, kamu kuruluşu niteliğini taşımayan ... AŞ’nin davalı olması karşısında, uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görülmesi ve çözülmesi gerekir.

İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. Yasal düzenleme 5521 sayılı Kanun’un 1. maddesidir. Anılan maddede; işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur; a) Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır, b) Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunu’ndan kaynaklanmalıdır.

Yine 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesine göre de İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,

b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.

Somut olayda, taraflar arasında işçi - işveren ilişkisinin bulunmadığı, bu itibarla; 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve gerekse İş Kanunu 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözüm yerinin İş Mahkemeleri değil Genel Mahkemeler olduğu açıkça ortadadır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girdiği anlaşıldığından HMK'nın 20. vd. maddeleri kapsamında davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken, iş mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, kamu düzenine ilişkin bu hususlar re’sen nazara alınmasıyla birlikte tarafların tüm temyiz taleplerinin şimdilik incelenmeden bölge adliye mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı H.M.K.’nın 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/2533, K. 2018/8476, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalının Cevabı
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  5. Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı
  6. Temyiz Talebi
  7. Temyiz İncelemesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2533
Karar No
2018/8476
Tarih
20 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/2533 K.2018/5659
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/2533 K.2018/10866
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/2533 K.2018/9008
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/2534 K.2018/13331
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/2535 K.2018/10755
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/2536 K.2018/11997

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.