KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/2933 E., 2018/8962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (........) Mahkemesi
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Asıl ve birleşen davaların davacısı, ........ kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi ........ın ödetilmesine karar verilmesini istem........tir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verm........tir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, ........in gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-İlk derece mahkemesinin 22/12/2015 tarihli ek kararıyla, 12/11/2015 tarihinde tefhim ve 15/12/2015 tarihinde tebliğ edilen kararı 5521 sayılı ........ Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesi hükmüne göre (8) günlük süreden sonra 21/12/2015 tarihinde temyiz ettiğinden bahisle davacı tarafın temyiz isteminin reddine karar verm........tir.
Davacı vekili, temyiz talebinin reddine dair ek kararı süresinde temyiz etm........tir.
6100 sayılı HMK'nın 294/3.maddesine göre "Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur."
HMK'nın 297/2.maddesine göre "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
Yerel Mahkemenin tefhim ettiği kısa karar (hüküm sonucu), HMK'nın 297/2.maddesindeki unsurları içerir biçimde oluşturulmadığından, yasada öngörülen (8) günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez. Kaldı ki gerekçeli karar, davacıya 14/12/2015 tarihinde tebliğ edilm........ olup, gerekçeli kararın tebliğ tarihine göre temyiz talebi de süresi içinde yapılmıştır. Hal böyle olunca, davacının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine il........kin ek kararının bozularak kaldırılması ve asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Davacı tarafın asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli ........ göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine il........kindir.
Mahkemece, asıl dava dosyasındaki maddi ........ isteminin kabulüne, birleşen dava dosyalarındaki maddi ve manevi ........ istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilm........tir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, (1) sayılı tarifesinin A.III.1.a maddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ilâm harcı alınacağı düzenlenm........tir.
Yine Harçlar Kanunu’nun 8’inci maddesi "Bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçdan mahsup olunur." hükmünü içermektedir. Evvelce alınmış olan harcın mahsup edilebilmesi için önceki hükümden sonra harç tahsil müzekkeresinin yazılmış olması yeterli değildir. Bu harcın “ödenm........” olması gerekir. Madde metnindeki, “evvelce alınmış olan” ibaresi bunu gerektirmektedir.
Somut olayda ise, bozma öncesinde düzenlenen harç tahsil müzekkereleri gereğince davalı tarafından ödeme yapıldığında dair herhangi bir bilgi olmadığı halde mahsup yapılarak, fazla yatırılan harcın talep halinde davalıya iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/2933, K. 2018/8962, 4 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama