KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/3652 E., 2018/6735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak 98.000,00 TL maddi tazminatın ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 17/07/2017 tarih 2007/41 Esas 2012/203 karar sayılı kararı ile maddi tazminatın reddine, manevi tazminatın kabulüne dair hükmü Dairemizin 30/04/2013 tarih, 2012/20512 Esas 2013/8388 Karar sayılı ilamı ile davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacıya kurumca bağlanan gelirin ilk peşin değerinin rücu edilebilecek kısmının hesaplanarak,
bilirkişi raporunda belirlenen zarar tutarlarından indirilmesi gerekirken en son peşin değeri düşülmesi suretiyle fazla şekilde indirim yapılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 28/11/2013 tarih 2013/248 Esas 2013/547 Karar sayılı kararı ile de maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği,
Dairemizin 25/09/2014 Tarih 2014/16179 Esas, 2014/18705 Karar sayılı ilamı ile de davacıya kurumca bağlanan gelirin ilk peşin değerinin rücu edilebilecek kısmının düşülmesi gerekirken tamamının düşülerek bozma gereği yerine getirilmeden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 14.979,56 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği,
tarafların temyizi üzerine Dairemizin 12/11/2015 Tarih 2015/11201 Esas 2015/19986 Karar sayılı ilamı ile davacının vekille temsil edildiği ve vekilinin cezalı olduğunun anlaşılmasına göre yetkili olan avukatın tespiti ile duruşma gününün ve bozma ilamının bu avukata tebliği gerekirken davacının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek davacı asile tebliğ yapılması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmeksizin bozulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtildiği üzere Mahkemenin ilk hükmünün gerekçesinde davacının 78.711,87 TL olduğunun belirtildiği ve hükmün yalnızca davacıya kurumca bağlanan gelirin ilk peşin değerinin rücu edilebilecek kısmının hesaplanarak,
bilirkişi raporunda belirlenen zarar tutarlarından indirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu şu halde 78.711,87 TL zarar tutarından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzil edilerek 14.979,56 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken davalı taraf açısından bozma dışı kalarak kazanılmış hak oluşturan zarar miktarının ( 78.711,87 TL) aşılarak yeniden rapor aldırılıp fazla miktarda maddi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/3652, K. 2018/6735, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama