KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/4427 E., 2018/8728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
785 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle 49.342,97 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/11/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı ile ihbar olunan adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, (1) sayılı tarifesinin A.III.1.a maddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ilâm harcı alınacağı düzenlenmiştir.
Yine Harçlar Kanunu’nun 8’inci maddesi "Bir hükmün bozulmasını mütaakıp verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçdan mahsup olunur." hükmünü içermektedir. Evvelce alınmış olan harcın mahsup edilebilmesi için önceki hükümden sonra harç tahsil müzekkeresinin yazılmış olması yeterli değildir. Bu harcın “ödenmiş” olması gerekir. Madde metnindeki, “evvelce alınmış olan” ibaresi bunu gerektirmektedir.
Somut olayda ise, bozma öncesinde düzenlenen harç tahsil müzekkereleri gereğince davalı tarafından yatırılmış herhangi bir karar ve ilam harcı bulunduğuna dair dosya kapsamında bilgi olmadığı halde mahsup yapılarak, fazla yatırılan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine karar verilmesi hatalıdır.
4-Objektif dava birleşmesi(davaların yığılması) dar anlamda davacının aynı davalıya karşı sahip olduğu birden fazla talebini açtığı tek bir davada istemesidir. Bu durumda görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur. Mahkeme objektif dava birleşmesi halinde her bir talep hakkında ayrı ayrı inceleme yapacak, taleplerden birinin kabulüne karar verirken diğerinin reddine yada kısmen kabulüne karar verebilecektir.
Somut olayda, objektif dava birleşmesi olduğu, bu davalardan maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verildiği, hesap raporu alınması için davacı tarafın yatırdığı gider avansların kullanıldığı, hesap raporunun maddi tazminat davasının ispat vasıtası olduğu hususları açıktır . Hal böyle olunca yalnızca maddi tazminat davasının ispat vasıtası olan hesap raporu için davacı yan tarafından yapılan bilirkişi ücreti, talimat, havale ve tebligat giderleri toplamı 363,00 TL'nin tamamının davalı yana yüklenmesi gereken yargılama gideri olduğu göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bunun yanında davalı tarafından yatırılan temyiz harçları noktasında davacı tarafın bir sorumluluğu bulunmadığı dikkate alınmadan, davalının yatırdığı temyiz harçlarının kabul/red oranında davacı tarafa yükletilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/4427, K. 2018/8728, 27 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama