KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2017/4500 E., 2018/5842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, Kurum tarafından taşınmazlara konan haczin kaldırılmasına, sorumlu tutulan dönemlere ilişkin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının taşınmazlara konan haczin kaldırılması ile ilgili dönemlere ilişkin prim borçlarından dolayı sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı Kurum yararına maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken nisbî vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesine 16/06/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle eklenen cümlede “Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü yer almaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/4500, K. 2018/5842, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama