İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/506 K.2017/4703

Davacı, limited şirket ortaklığı ve meslek kuruluşu kaydına dayalı olarak 23.10.1998 – 27.08.2003 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitini istemiştir. B)Davalı Cevabı : Tescil edilmeyen ve tescil başvurusu da…

Esas2017/506Karar2017/4703Tarih1 Haziran 2017Okuma4 dk · 853 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2017/506 E., 2017/4703 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2017
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

853 kelime·4 dk okuma

Davacı, limited şirket ortaklığı ve meslek kuruluşu kaydına dayalı olarak 23.10.1998 – 27.08.2003 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitini istemiştir. B)Davalı Cevabı : Tescil edilmeyen ve tescil başvurusu da bulunmayan davacının sigortalı kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Mahkemenin, davacının vergi mükellefiyetinin oluşturulduğu tarih itibariyle zorunlu sigortalı olarak Bağ-kur kapsamında değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunmadığını, davacının şirket ortaklığı işinden dolayı 23/10/1998-27/08/2003 tarihleri arasında meslek kuruluş kaydı 23/10/1998 - 18/08/2003 tarihleri arasında vergi kaydının olduğu görüldüğü, davalı kurum kayıtlarına göre 04/10/2003 döneminde zorunlu Bağ-kur sigortalısı kabul edildiği anlaşılan davacının bu döneme ilişkin hukuki yararının bulunmadığı, ancak.

Vergiye kayıtlı olduğu 23/10/1998 tarihinden, kurumca tescil edildiği 04/10/2000 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-kur sigortalısı sayılması gerektiği sonucu ortaya çıktığını, davacı ...'ın 23/10/1998-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu bağ-kur sigortalısı sayılması gerektiği gerekçesine dayandığı anlaşılmıştır

Mahkemece, dava kısmen kabul edilip 23.10.1998 – 04.10.2000 dönemine ilişkin sigortalılık süreleri hüküm altına alınmıştır. İstinaf başvurusu : Davalı kurum vekili, tescil edilmeyen ve tescil başvurusu da bulunmayan davacının sigortalı kabul edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur. D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince.

6100 sayılı Kanun'da istinaf yoluna başvuru süresi hakkında mahkeme ayırımı gözetilmeksizin genel kural konulduktan sonra bu konudaki özel kanun hükümleri saklı tutulmuş, sosyal güvenlik hukuku uyuşmazlıklarının çözümü için görevlendirilen iş mahkemeleri veya iş mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemeleri yönünden bir tür özel, sınırlı yargılama usulü hükümleri içeren 5521 sayılı Kanun'da ise istinaf süresi sekiz gün olarak saptandıktan sonra 1086 sayılı ve değinilen 447/2. maddeye göre 6100 sayılı Kanun hükümlerinin ancak, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda uygulanabileceği belirtilmiştir.

Buna göre, istinaf yoluna başvuru süresine ilişkin 5521 sayılı Kanun'da yeterli açıklık bulunmakla iş mahkemesi veya iş mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesince verilen kararlar yönünden 6100 sayılı Kanun'un 345/1. maddesi uygulanamayacağından anılan sürenin, değinilen 8/2. madde gereğince sekiz gün olduğu açıktır.Şu durumda ön inceleme konusu davaya ilişkin olarak, her ne kadar mahkemece kanun yolu ve süresi belirtilirken yanılgıya düşülerek istinaf süresinin iki hafta olduğu belirtilmiş ise de özellikle, kanunda belirlenen süreler üzerinde hakimin tasarruf yetkisinin bulunmaması,

kanunun öngördüğü sürenin hakim tarafından uzatılıp kısaltılamaması, istinafa ilişkin sürelerin kanun tarafından düzenlenen kesin nitelikte olması ve kendiliğinden gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında, sekiz gün içerisinde gerçekleştirilmeyen istinaf başvurusunun süre aşımına uğradığı gerekçesiyle, istinaf dilekçesinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir

E)Temyiz :

Davalı vekili,yerel mahkeme iki haftalık sürede istinaf yolu açık dediğinden iki haftalık sürede istinaf edildiği, yerel mahkemenin yanılttığını, hak kaybına uğradığı gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında devletin işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu ifade edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin "ç." bendi uyarınca da, hükümde, kanun yolları ve süresinin gösterilmesi bir zorunluluktur. Kanun koyucu, devlet organlarının tesis ettiği işlemlere karşı kanun yolları ve hangi mercilere başvuracağı ve başvuru süresi bakımından tarafların doğru bilgi sahibi olmalarını sağlayarak dağınık mevzuat karşısında hangi yola müracaat edeceğini bilmeyen yahut tereddüt eden bireylerin hak arama özgürlüğünü etkin ve sağlıklı bir şekilde kullanmaları amaçlanmıştır.

Anayasa Mahkemesi de bir çok kararında başvurucuların gerekçeli kararda belirtilen süreye güvenerek hareket etmesinin makul görülebileceği, mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında temyiz süresinin mahkeme kararında farklı belirtilmiş olması karşısında kanunda belirtilen süre olduğunu kabul ederek dilekçenin reddine karar veren değerlendirmelerin mevzuat hükümleri çerçevesinde ve öngörülebilirlik sınırları içinde olduğunun kabul edilemeyeceği,

yapılan yorumun başvurucuların temyiz hakkını kullanmayı imkânsız kılacak ölçüde ve aşırı şekilci bir yaklaşımla elde edildiği ve bu açıdan kararın başvurucuların mahkemeye erişim hakkını zedelediği sonucuna ulaşılarak, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alman adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi 'nin 2014/819 başvuru numaralı ve 09.06.2016 tarihli ( 29757 Sayılı ve 29.06.2016 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanan) kararı.)

Somut olayda; ilk derece mahkemesince gerek kısa kararda ve gerekse gerekçeli kararda hükmün istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak açıklanmıştır. Gerekçeli karar, davalı vekiline, 07.09.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili ise 21.09.2016 tarihinde istinaf harç ve giderlerini yatırarak karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Her ne kadar kanun yolu ve süresi, ilgili kanun maddelerinde açıkça belirtilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin yukarıda açıklanan kararı ve Anayasa'nın 40/2. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin "ç." bendi gereğince yargı organlarının yanlış yönlendirmesi sonucunda ilgililerin hak kaybına uğramayacağının kabul edilmesi gerekir.

Davalı vekilince karara karşı, kanuni sekiz günlük süre geçtikten sonra ve fakat gerekçeli kararda bildirilen iki haftalık süre içerisinde istinaf yoluna başvurulduğu açıktır. Kararda, istinaf başvuru süresinin yanlış gösterilmesi karşısında, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı açısından davalı vekilinin karara karşı süresinde istinaf yoluna başvurduğunun kabul edilmesi bir zorunluluktur. Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesinin karara karşı süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine ilişkin kararı isabetli olmamıştır.

Davalının istinaf başvurusunun kabul edilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken süre aşımı nedeni ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)SONUÇ

Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/506, K. 2017/4703, 1 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/506
Karar No
2017/4703
Tarih
1 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/506 K.2017/6622
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/507 K.2017/6205
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/507 K.2017/3852
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/507 K.2017/3864
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/507 K.2017/4162
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/508 K.2017/8113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.