1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davacılar eş ve çocuk ...'un maddi tazminat istemlerinin kabulüne, diğer davacı çocuk ...'un maddi tazminat isteminin reddine, tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, yerel mahkemenin 14/04/2011 tarih ve 2009/118 Esas, 2011/286 Karar sayılı ilk kararının Dairemiz'in 25/10/2011 tarih ve 2011/8150 Esas, 2011/8882 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, davacı vekilinin bu bozma ilamından sonra verdiği 27/04/2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacılar eş ve çocuk ...'un maddi tazminat istemlerini arttırdığı, mahkemece adı geçen davacıların maddi tazminatlarına ilişkin olarak hüküm kurulurken ıslahla artırılmış tutarların dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 04.02.1948 gün 1944/10 E. 1948/3 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğünden sonra söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanıp uygulanamayacağına yönelik terreddütler nedeniyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca alınan 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı ilamında; “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.'nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, mahkemece davacıların maddi tazminata ilişkin ıslah istemlerinin yok hükmünde sayılmasına karar verilmesi gerekirken bozmadan sonra yapılan ıslaha kıymet verilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.037,00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.