KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/1462 E., 2018/3000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, sigortalılık günlerinin tespitiyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARA
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı SGK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, 31/12/1984 tarihinden sonraki Bağ-Kur sigortalılığı kabul edilmeyen davacının ödediği primlere göre isteğe bağlı sigortalı olduğunun kabul edilmesi ile 29/01/2013 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, “Açılan davanın KABULÜ ile davacının;
-0363145369 nolu 4-1-b zorunlu Bağkur sigortalılığından (20.04.1982-31.12.1984), (01.01.1985-31.12.1993), (01.03.1994-31.01.1998), (01.02.2000-30.09.2001), (01.01.2002-30.09.2002) tarihleri arasında 6488 gün,
-... Tarım sigortasından 01.09.2003-31.01.2013 tarihleri arasında 3390 hizmetinin bulunduğunun ve 31.01.2013 tarihi itibariyle emekliliği haketmiş olduğunun tespitine,
-Tespit edilen bu süreler dikkate alınarak, 506 s. Yasa kapsamında yaptığı 10/01/2013 tarihli tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01/02/2013 tarihinden itibaren davalı kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
-İstem nedeniyle bağlanacak yaşlılık aylıklarına her bir aylığın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının vergi mükellefiyetine ve icra takibi dolayısıyla yaptığı prim ödemelerine göre 20/04/1982-31/01/1993 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Kurumca davacıya yanlış olarak iade edildiği anlaşılan 380,00 TL'nin de eklenmesi suretiyle 20/06/1996 tarihinden itibaren yaptığı prim ödemelerine göre de 01/06/1996-31/07/2001 ve 01/02/2002-31/08/2002 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, 01/09/2003 tarihinden itibaren devam eden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının da eklenmesi suretiyle tahsis talep tarihi olan 18/01/2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının icra dosyası kapsamında yaptığı ödemeler ile bundan sonra yaptığı prim ödemelerine göre sigortalılık sürelerinin yukarıda belirtildiği şekilde olduğunun kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık süreleri bakımından Kurumun çıkardığı herhangi bir muaraza bulunmadığı halde bu sürelerin de tespitine karar verilmesi ve davacının Esnaf Bağ-Kur ve Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerine ilişkin olarak 1479 sayılı Yasanın geçici 10. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazanmasına rağmen 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/1462, K. 2018/3000, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama