İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2688 K.2019/1051

Davacı, 31/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6552 sayılı Yasanın öngördüğü prim borçlandırılmasının yapılmasına ve bu borçların anılan Yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk Derece…

Esas2018/2688Karar2019/1051Tarih18 Şubat 2019Okuma5 dk · 906 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/2688 E., 2019/1051 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2019
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

906 kelime·5 dk okuma

Davacı, 31/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6552 sayılı Yasanın öngördüğü prim borçlandırılmasının yapılmasına ve bu borçların anılan Yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

A)Davacı İstemi: Davacı vekili, davacının 31/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6552 sayılı yasadan faydalanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. B)Davalı Cevabı: Davanın reddine kararı verilmesi istenilmiştir. C)İlk Derece Mahkeme Kararı; İlk derece mahkemesi tarafından; "1-Davanın KABULÜNE, davacının 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine,

2-Davacının tespite hükmedilen dönemlerde doğacak prim borçları nedeniyle 6552 sayılı yasadan yararlanması gerektiğinin tespitine,..." karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu ;Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından 09/10/2017 tarihli gerekçeli kararda davanın kabulü ile davacının 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiğini, ...

TC kimlik numaralı sigortalı ...'ın ... Tic. ve San. Odasında ... Asansörleri Ltd.

Şti.'de ortaklığı her ne kadar 30/12/1992 tarihinde başlamış ise de, kurumlarına intikal eden 21/06/2002 tarihinde 84365 sayılı Bağ-kur'a giriş bildirgesine istinaden şahsın sigortalılığı 4956 sayılı yasa gereği 04/10/2000 tarihinde tescilinin yapıldığını, sigortalı olarak kendisine tescilinin yapıldığına dair tebligat gönderildiğini, davaya konu olan tescilinin 04/10/2000 tarihinden öncesi bir tarihe çekilmesi yönündeki talebinin bulunmadığını, 4956 yasanın 15. maddesi kapsamında tescilinin geriye dönük olarak çekilme imkanı bulunmadığını, davacının sigortalı olma iradesinin ortaya koyulması gerektiğini,

bu durum davacı tarafından ispat edilemediğini, davacının geriye dönük olarak sigortalılık tespitinin mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

"Tüm dosya kapsamından; davacının, 21.05.2002 tarihli bildirge ile bağkur sigortalısı olmak üzere kuruma başvuruda bulunduğu, kurum tarafından 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa kapsamında bağ-kur sigortalılığının başlatıldığı, davacının 31.12.1992-04.10.2000 tarihleri arasında arasında şirket ortaklığı nedeni ile Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili talebi ile davalı kuruma başvuruda bulunduğu, davalı kurumun talebin reddine karar verdiği,

davanın davacının şirket ortaklığı ve oda kaydına dayanarak 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ kur sigortalısı olduğunun ve 6552 sayılı yasadan yararlanması gerektiğinin tespiti talebine ilişkin olduğu,İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, davacının 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine ve davacının tespite hükmedilen dönemlerde doğacak prim borçları nedeniyle 6552 sayılı yasadan yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş olduğu,

incelenen dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, gerekçesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE" karar verilmiştir.

E)Temyiz: Davalı vekili; Davacının 04.10.2000 tarihli tescili yapılmış olup, tescilinin geri çekilmesinin mümkün olmadığını, davacının sigortalı olma iradesini açıkça ortaya koyması gerekmekte olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, davacının 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacının 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkmesince de karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Davacının limited şirket ortaklığına istinaden 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığının devam ettiğine dair mahkemenin kabulü yerindedir. Ancak sigortalılığın başlangıcında hataya düşülmüştür. Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı yasanın 24/II-a bendine göre 18 yaşının doldurmayanlar bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar. Öte yandan davacının 20.03.1979 doğumlu olduğu sabittir. Hal böyle olunca da Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığı 30/12/1992 tarihinde davacının henüz 18 yaşını doldurmadığı ortadadır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle Bağ-Kur sigortalılığının 18 yaşını doldurduğu 20.03.1997 tarihinden başlatılmak gerekirken 30.12.1992 tarihinden başlatılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kural olarak davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini taraflar arasında paylaştırması gerekir.

Somut olayda, davacının istemi 30/12/1992-04/10/2000 tarihleri arasında bağ-kur sigortalılığının tespitine yönelik olup davacının 1479 sayılı kanuna tabi sigortalılığının 20.03.1997 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğinden davanın kısmen kabulü yerine tamamen kabulüne karar verilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı kurum üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının DÜZELTİLEREK ONANMASI gerekmiştir.

G)Sonuç : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA) İlk derece mahkemesi kararının ;

1- Hüküm fıkrasının 1.bendi tümüyle silinerek yerine,

“Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının 20/03/1997-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine”

2- Hüküm fıkrasının yargılama giderine dair 5. bendinin tümüyle silinerek yerine, " Davacı tarafça yapılan 77,60 TL yargılama giderinin ise kabul ve red oranlarına göre 38,80 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine bakiye 38,80 TL nin ise davacı üzerinde bırakılmasına " rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,

3-Hükme ek bir fıkra olarak " Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1980,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/02/2019 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/2688, K. 2019/1051, 18 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2688
Karar No
2019/1051
Tarih
18 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/2689 K.2019/703
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2690 K.2019/1387
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/2691 K.2019/5509
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2691 K.2019/1389
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2692 K.2019/737
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/2693 K.2019/2570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.