İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2888 K.2019/3887

Dava, davacının, İsveç'te çalışmaya başladığı 01.01.1984 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olduğunun, 01.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas2018/2888Karar2019/3887Tarih20 Mayıs 2019Okuma6 dk · 1.154 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/2888 E., 2019/3887 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.154 kelime·6 dk okuma

Dava, davacının, İsveç'te çalışmaya başladığı 01.01.1984 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olduğunun, 01.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

B)Davalı Cevabı:

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Kurum’a müracaat edilmesinin 6552 sayılı Kanun’un 64. Maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. Maddesine eklenen fıkra ile zorunlu olduğunu, 3201 sayılı Yasa hükümlerine göre yurtiçi çalışması ve sigortalılık kaydı bulunan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin, Türkiye’de ilk giriş tarihinden borçlanılan süre kadar geriye gidilerek tespit edileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk derece Mahkemesince "... Yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı ve itibar edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, Davacının İsveç sigorta kurumundan celp edilen hizmet döküm belgesine göre yurtdışında 01.01.1984-31.12.1988 tarihleri arasında 1800 günlük çalışma süresini borçlanması nedeniyle davacının Türkiyedeki sigortalılığının başlangıç tarihinin 01.10.1989 tarihi olduğunun tespitine, Davacının 15.06.2015 tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanmadığı anlaşıldığından yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddi..." gerektiği gerekçesi ile

"1-Davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine,

A-Davacının İsveç sigorta kurumundan celp edilen hizmet döküm belgesine göre yurtdışında 01.01.1984-31.12.1988 tarihleri arasında 1800 günlük çalışma süresini borçlanması nedeniyle davacının Türkiyedeki sigortalılığının başlangıç tarihinin 01.10.1989 tarihi olduğunun tespitine,

B-Davacının 15.06.2015 tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanmadığı anlaşıldığından yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine..." karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu;

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin 01.01.1984 tarihi olmasına ve ıslah olmamasına rağmen mahkemece 01.10.1989 tarihinin işe başlangıç tarihi olarak tespitinin ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, İsveç ile Türkiye arasındaki sözleşmenin araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğibeyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;yargılama devam ederken prim ödeme gün sayısını doldurduğundan 01.01.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığını beyanla mahkeme kararının düzeltilmesini ya da kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince "...yargılama sırasında aylık bağlama koşulları oluştuğu belirgin bulunduğundan usul ekonomisi gözetilerek aylık bağlama koşullarını sağladığı 01/12/2015 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken aylık bağlama koşulları oluştuktan sonra yeniden yazılı talep gerektiğinden bahisle bu yöne ilişkin talebin reddi isabetli değil ... "gerekçesiyle

"Davalı kurum vekilinin istinaf isteminin REDDİNE,

Davacının ise; istinaf isteminin KABULÜNE,

... 19. İş Mahkemesinin 28/02/2017 tarihli, 2015/606 Esas-2017/112 sayılı kararının HMK'nun 353/1,b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Davanın kısmen kabulüne,

Davacının İsveç sigorta kurumundan celp edilen hizmet döküm belgesine göre yurtdışında 01.01.1984-31.12.1988 tarihleri arasında 1800 günlük çalışma süresini borçlanması nedeniyle davacının Türkiyedeki sigortalılığının başlangıç tarihinin 01.10.1989 tarihi olduğunun tespitine,

Davacıya yaşlılık aylığı tahsis şartlarını taşıdığı 01/12/2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01/01/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine... " karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ekonomisinden bahisle yaşlılık aylığı için yazılı başvuru şartı olmadığından söz edilemeyeceğini, ıslah olmadan dava dilekçesinde belirtilenden başka bir işe başlangıç tarihinin tespitine karar verilmesinin de hatalı olduğunu beyanla temyiz yoluna başvurmuştur.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, yurt dışındaki sigortalı çalışmanın Türkiye'de sigortalı başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi ve yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının İsveçte geçen çalışmalarına ilişkin iki farklı ateşelik belgesi ibraz ettiği, 14.05.2012 tarihli belgede, 01.01.1984-31.12.1988. 01.01.1990-31.12.1996 ve 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığının bildirildiği, 04.11.2016 tarihli ateşelik yazısının ekinde Türk İsveç ... ... sözleşmesine göre düzenlenmiş S/T4 belgesinin de bulunduğu. 01.01.1984-31.12.1988. 01.01.1990-31.12.1996.

01.01.2000-31.12.2010 ve 01.01.2014-31.12.2014 tarihleri arasında İsveç'te çalıştığının yazılı olduğu, ...

22.İş Mahkemesinin 2013/268 E, 106 K sayılı, 20.07.2013 tarihli ilamı ile "davacının Türk vatandaşı olarak yurt dışında çalıştığı 01.01.1984 – 31.12.1988 ile 01.01.1990 – 31.12.1996 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarını borçlanabileceğinin tespitine" karar verildiği, kararın 02.12.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacının 28.02.2014 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile yeniden borçlanma talebinde bulunduğu, 10.04.2014 tarihinde 01.01.1984-31.12.1984 ve 01.01.1990-31.12.1996 tarihleri arasındaki toplam 4320 gün borçlanma bedelini ödediği,

davacının hizmet cetvelinden 03.06.2011-30.11.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığının olduğu, 09.04.2014-09.04.2014 tarihleri arasında ve 03.06.2014 tarihinden itibaren devam eden isteğe bağlı ... sigortalısı olduğu, davacı adına düzenlenmiş 01.04.1994 tarihinde işe başladığına dair ilk işe giriş bildirgesinin ve 07.01.2016 tarihli hizmet belgesine göre 01.04.1994-1999/...dönemi arasındaki çalışmalarını gösterir başka bir hizmet cetvelinin daha bulunduğu, hizmet cetvelindeki sigorta sicil numarasının davacının 2011 yılındaki hizmetlerini gösteren sicil numarasından farklı olduğu,

15.06.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının sigorta başlangıç tarihi 03.06.1999 tarihi kabul edildiği, yaşlılık aylığı şartlarına haiz olmadığından aylık talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti ile İsveç Krallığı arasındaki ... ... Sözleşmesi'nde, İsveç ülkesinde çalışmaya başlanılan veya İsveç Emeklilik Sigorta Rejimine tabi olunan ilk tarihin Türkiye'de sigorta sigorta başlangıcı sayılması gerektiğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacının sigorta başlangıç tarihinin 3201 sayılı Kanunun 5'inci maddesine göre Türkiye'deki sigorta başlangıç tarihinden borçlanılan süre kadar geriye gidilmek suretiyle belirlenmesi gerekir.

Somut olayda, davacının yurt dışı çalışmasının gösteren her iki ateşelik yazısında da farklı çalışma tarihleri gösterilmesine rağmen bu konudaki çelişki giderilmeden karar verilmesi hatalıdır.

Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, davacının 01.04.1994 tarihinde Türkiye'de sigortalı çalışmasının başladığı, 01.10.1994-31.12.1994 tarihleri arasında çalışmasının olduğu belirtilerek bu tarihten önceki yurt dışı borçlanması kadar geriye gidilmek sureti ile Türkiye'deki sigorta başlangıç tarihi 01.10.1989 tarihi olarak belirlenmişse de 01.04.1994 tarihindeki ilk işe giriş bildirgesinin ve 01.04.1994-1999/...dönemi arasındaki çalışmaların davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.

Zira her iki yurt dışı çalışma belgesinde de davacının 01.01.1990-31.12.1996 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığı belirtilmiş ve davacı bu tarihleri borçlanmıştır. 14.05.2012 tarihli belgede de davacının 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında yurt dışında çalışması olduğu belirtilmiş ancak Türkiye'de 03.06.2011 tarihinde 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a bendi kapsamında çalışmasının bulunduğu görülmektedir.

Bir kişinin hem Türkiye'de hem de yurt dışında aynı tarihler arasında zorunlu sigortalı çalışması olduğundan söz edilemez.

Davacının 15.06.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bölge adliye mahkemesince davacının 31.12.2015 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarına haiz olduğundan bahisle 01.01.2016 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olması 6552 sayılı Yasa uyarınca yazılı başvuru şartı gerektiğinden isabetsizdir, davacının tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarına haiz olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Yapılacak iş, hangi yurt dışı çalışma belgesinin doğru olduğunu belirlemek, yurt dışında çalışmasının devam edip etmediğini sormak, davacının yurt dışında çalıştığı tarihleri tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, 01.04.1994 tarihli işe giriş bildirgesi ile devamında 1999/...dönemine kadar çalışmanın gözüktüğü hizmet cetvelinin davacıya ait olup olmadığını davalı Kurumdan sorup araştırmak, bir kişinin Türkiye'de zorunlu sigortalı çalıştığı tarihlerde aynı zamanda yurt dışında da çalışamayacağı göz önünde bulundurularak Türkiye'de sigortalı olduğu tarihleri ve yurt dışı borçlanmasına göre sigorta başlangıç tarihini tespit etmek,

isteğe bağlı ... sigortalılığına prim borcu olup olmadığı ve hangi tarihlerde isteğe bağlı sigortalı olduğu netleştirilerek buna göre tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığı değerledirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nın 373/...maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/2888, K. 2019/3887, 20 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2888
Karar No
2019/3887
Tarih
20 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2888 K.2019/2866
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/2889 K.2019/3973
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/2890 K.2019/3442
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/2890 K.2019/8473
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2891 K.2019/2831
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/2892 K.2019/7960

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.