İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/3332 K.2019/1141

Dava, davacının 23/11/2012 tarihli tahakkuk cetvelinin bir yıla kadar işsizlik süreleri de borçlandırılarak 14/08/1981-23/06/1987, 01/09/1991-31/12/1992, 01/01/1997-01/02/2000 dönemine ilişkin olarak 3701 gün üzerinden düzeltilmesi ve borçlanılarak ödenen…

Esas2018/3332Karar2019/1141Tarih19 Şubat 2019Okuma7 dk · 1.454 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/3332 E., 2019/1141 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2019
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.454 kelime·7 dk okuma

Dava, davacının 23/11/2012 tarihli tahakkuk cetvelinin bir yıla kadar işsizlik süreleri de borçlandırılarak 14/08/1981-23/06/1987, 01/09/1991-31/12/1992, 01/01/1997-01/02/2000 dönemine ilişkin olarak 3701 gün üzerinden düzeltilmesi ve borçlanılarak ödenen 3701 günün 14/08/1981-23/06/1987, 01/09/1991-31/12/1992 ve 01/01/1997-01/02/2000 tarihleri arasındaki döneme mal edilmesi gerektiğinin tespiti ile 13/01/2015 tarihli tahakkuk cetvelinin ise 02/02/2000-31/12/2001 ve 05/02/2003-04/01/2005 dönemine ilişkin 1380 gün olarak düzeltilmesi ve bu tarih aralığına mal edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

B)Davalı Cevabı:

Davalı Kurum vekili tarafından, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:

Mahkemece, davanın kabulü ile “ Davacının 23/11/2012 tarihli borçlanma cetvelinin 14/08/1981-23/06/1987 dönemi için 2110 gün , 01/09/1991-31/12/1992 dönemi için 480 gün , 01/01/1997-01/02/2000 dönemi için 1111 gün olmak üzere 3701 gün üzerinden düzeltilmesi ve ödenen borçlanma bedelinin bu dönemlere mal edilmesi gerektiğinin tespitine, 13/01/2015 tarihli tahakkuk cetvelinin ise 02/02/2000-31/12/2001 dönemi için 690 gün işsizlik süresi, 05/02/2003-04/01/2005 dönemi 690 gün çalışma süresi olmak üzere toplam 1380 gün olacak şekilde düzeltilmesi ve ödenen borçlanma bedelinin bu dönemlere mal edilmesi gerektiğinin tespitine , ” karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu :

Davalı Kurum vekilince; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince, “...Kurum, davacının talebine uygun olarak 13.01.2015 tarih ve 17390674 sayılı yazı ekinde tebliğ ettiği tahakkuk cetveli ile 04.07.2004-24.01.2013 ve 26.01.2013-25.05.2013 tarihleri arasındaki 3141 günü 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tanımıştır.Davacı, borçlanmak istediği süreyi 04.07.2004 tarihinden itibaren 1376 gün olarak açıkladığına göre, davacının ikinci borçlanma talebine istinaden ödediği 1380 günün (3 yıl 10 ay) günün ise 04.07.2004-03.05.2008 tarihleri arasındaki döneme mal edilmesi gerekmektedir.Bu nedenlerle,

davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine, "Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile davacının 04.06.2012 tarihli borçlanma talebine istinaden ödediği 3701 günlük 4/1-(a) bendi kapsamındaki borçlanma süresinin, çalışma ve işsizlik süreleri gözetilerek 14/08/1981-23/06/1987 tarihleri arasında 2110 gün, 01/09/1991-31/12/1992 tarihleri arasında 480 gün, 01/01/1997-01/02/2000 tarihleri arasında 1111 gün olmak üzere davacının hizmetine mal edilmesi (yüklenmesine) gerektiğinin tespitine,

davacının 26.03.2013 tarihli borçlanma talebine istinaden ödediği 4/1-(a) bendi kapsamındaki 1380 gün (3 yıl 10 ay) çalışma ve işsizlik süresinin 04.07.2004-03.05.2008 tarihleri arasında davacının hizmetine mal edilmesi (yüklenmesine) gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine, ” şeklinde karar verilmiştir.

F)Temyiz: Davalı Kurum vekili, istinaf talebindeki aynı gerekçelerle ve 13/01/2015 tarihli hizmet cetvelinde davacının işsizlik sürelerinin düzeltildiği ve dikkate alındığı, bu yönden dava açmakta hukuki yararı olmadığı, kısmi ödeme yaptığı için geriye mal edilemeyeceği gerekçeleriyle kararı temyiz etti.Davacı vekili, 26/03/2013 tarihli borçlanma talep dilekçesinde açıkca görüldüğü üzere 4/a kapsamındaki borçlanma sürelerinin bittiği tarihi takip eden ifadesini kullandıklarından talepleri gibi kabul kararı verilmesi verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz etti. G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dosyadaki kayıt ve belgelerden. 14/08/1963 doğumlu olup 08/09/1980 tarihinden itibaren Hollanda ülkesinde kesintili çalışmaları bulunduğu, 16/03/2012-31/03/2012 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında 16 gün ülkemizde SSK hizmeti bulunduğu, davacının, davalı Kurumdan iki ayrı borçlanma talebinde bulunduğu, birincisinde.

04/06/2012 tarihli dilekçe ile davacının 14/08/1981 tarihinden itibaren yurt dışında geçen çalışma ve boşta geçen sürelerinden 5400 güne tamamlayacak süreyi 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, kurumun 23/11/2012 tarih ve 17952322 sayılı yazı ekinde tebliğ ettiği tahakkuk cetveli ile "14/08/1981-23/06/1986, 01/09/1991-31/12/1991, 01/01/1997- 31/12/2000, 05/02/2003-31/08/2003, 01/01/2004-23/03/2009" tarihleri arasında geçen 5400 gün süreyi 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tanıdığı, davacının 25/01/2013 tarihinde 35.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin 3701 güne isabet ettiği, 2. borçlanma talebinde ise;

davacı vekilinin 26/03/2013 tarihli dilekçesi ile bir önceki borçlanmada belirlenen borçlanma süresinin son tarihinden sonra, 5075 güne tamamlamak amacıyla 04/07/2004 tarihinden itibaren 1376 gün daha çalışılan ve boşta geçen süreye dair borçlanma

talebinde bulunduğu, Kurumun 13/01/2015 tarih ve 17390674 sayılı yazı ekinde tebliğ ettiği tahakkuk cetveli ile 04/07/2004-24/01/2013 ve 26/01/2013-25/05/2013 tarihleri arasındaki 3141 günü 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma imkanı tandığı,

davacının 26/01/2015 günü 14.407,20 TL ödediği ve bu ödemenin 1380 güne isabet ettiği, davacının 03/07/2015 tarihli dilekçesisi ile ilk borçlanma tahakkuk cetvelinde bir yıla kadar olan işsizlik sürelerinin borçlandırılmadığını, ikinci borçlanma tahakkuk cetvelinde ise ilk ödemesinin bittiği günden sonraya mal edilmesi gerektiğini talep ettiği, Kurumun ise borçlanma işleminde hata bulunmadığını belirterek talebini reddettiği, davacının hizmet cetvelinde, 14/08/1981 -23/06/1987 dönemi 2110 gün , 01/09/1991-31/12/1992 dönemi 480 gün , 01/01/1997-29/01/2000 dönemi 1109 gün olacak şekilde 3699 gün hizmet verildiği,

Kurumca bu tarihlerde yurt dışında çalışması bulunduğu gerekçesiyle Kurumun bazı işlemleri ile 4/1-(a) kapsamındaki borçlanmanın 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı ancak bu tarihlerde Türkiye'de olması, çalışmanın gerçek dışı olduğuna dair bir tespit olmaması nedeniyle borçlanmanın 4/1-(a) bendi kapsamında yapılmasının yerinde olduğu belirtilerek Kurumun daha sonra bu işlemini düzeltip borçlanmayı tekrar 4/1-(a) bendi kapsamına aldığı anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yasa’nın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ile “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.

Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde.

Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir” hükmünü içermekte olup.

Yasa’nın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerekir.Öte yandan, borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin ihtirazi kayıt konularak ödenmiş olması da sonuca etkili olmayacaktır.

Borçlanma bedeli ihtirazi kayıt konularak ödense dahi kısmi ödeme hâlinde 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru gidilerek mal edilecek tarihler tespit edilecektir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 12/12/2018 gün ve 2018/21-995 Esas ve 2018/1901 Karar sayılı kararı )

06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Borçlandırılan Sürelerin Değerlendirilmesi ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı 12 maddesinde ise ;

(1) Başvuru sahibince borçlanmak istenilen süre belirtilmişse belirtilen süre, belirtilmemiş ise ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere borçlanmak istediği gün sayısı esas alınır. Bu tespitte bir yıl 360 gün, bir ay 30 gün olarak hesaplanır.

(2) Yurtdışında hizmet borçlanmasına dair sürelerin 5510 sayılı Kanun kapsamında hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde söz konusu süreler, başvuru sahiplerinin Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

(3) Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları veya hizmetlerine eklenir.

(4) Aylığa hak kazanmak için 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan anlamda belli bir sigortalılık süresi şartının yerine getirilip getirilmediğinin tespitinde geçerli olmak üzere;

a) Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

b) Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan başvuru sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten, sigortalı ölmüş ise ölüm tarihinden, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle tespit edilir. Birden fazla yurtdışı hizmet borçlanması yapılması durumunda da sigortalılık süresi başlangıcı, borcun en son ödendiği tarihten, borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir.

(5) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz” hükümleri düzenlenmiştir.Somut olayda, davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Yasa'nın 5. maddesi ve 06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesi hükümlerine göre borçlanılan sürelerin sigortalının iradesine bırakılamayacağının belirgin olması,

borçlanma bedelinin ihtirazi kayıt konularak ödenmiş olmasının dahi sonuca etkili olmaması karşısında Kurum tarafından gerçekleştirilen borçlanma tahakkuk işlemi yasal ve yerinde olup davacının maletme talebi yönünden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Davacının borçlanmasının 3701 gün olarak düzeltilmesi talebi yönünden ise yapılacak iş; davalı kuruma davacının borçlandırılan hizmetini kaç gün kabul ettiğini sormak, 3701 gün kabul etmesi durumunda davanın konusuz kaldığını dikkate almak, aksi halde bu yönden davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.O halde, davacı ve davalı tarafça temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

H)SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/3332, K. 2019/1141, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3332
Karar No
2019/1141
Tarih
19 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/3333 K.2019/10722
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/3334 K.2019/2330
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/3335 K.2019/1460
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/3335 K.2019/627
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/3336 K.2019/10720
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/3336 K.2019/716

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.