KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/4196 E., 2019/3282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalı şirketin ve davacılar vekilinin tüm, davalı ... Müdürlüğün vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi Tazminat talebinin kabulü ile davacı eş ... için 91.989,85 TL, davacı çocuk ... için 29.454,51 TL maddi tazminatın, davacı eş ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş ise devamında harçlara ilişkin hüküm kurulurken davalı ...'nün harçtan muaf olduğu hususu göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 Sayılı HMK'nun 370/2 maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/4196, K. 2019/3282, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama