İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/4393 K.2019/2612

Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı sigortalının 50.000,00 TL manevi tazminat ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'lik maddi tazminat tutarının kaza tarihi olan 06/04/2010 tarihinden itibaren…

Esas2018/4393Karar2019/2612Tarih4 Nisan 2019Okuma5 dk · 1.046 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/4393 E., 2019/2612 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Nisan 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.046 kelime·5 dk okuma

Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı sigortalının 50.000,00 TL manevi tazminat ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'lik maddi tazminat tutarının kaza tarihi olan 06/04/2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yargılama esnasında 19/04/2017 tarihli harçlandırılmış dilekçe ile maddi tazminat talebi 119.600,50 TL olarak ıslah edilmiştir. B)Davalı Cevabı:

Davalı şirket vekili tarafından sunulan dilekçe ile davacının iş akdinin iş kazası geçirmesi sebebiyle feshedilmediği, davacının şirkete karşı vermiş olduğu zararlardan dolayı dava açma haklarının saklı olduğu, davaya konu iş kazasının davacının kusuru ile meydana geldiği, davacının kendi kusuru ve dikkatsizliği ile meydana gelen iş kazasında illiyet bağı kesilmiş olduğundan müvekkil davalı işverenin iş bu kazayla ilgili sorumluluğu bulunmadığı, davacının tüm tedavi giderlerini işveren şirketçe ödendiği,

davacının dürüstlük ilkesine aykırı hareket ettiği, davacının geçirdiği kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu' na bildirildiğini ve davacıya geçiçi iş görmezlik ödeneği bağlandığı, Kurum tarafından yapılan ödemelerin tazminat miktarından düşülmesi gerektiği, davacının müvekkili şirketten ayrılır ayrılmaz iş bulduğu, davacının iş kazası sebebiyle iş bulma şansının düştüğü iddiasının gerçeklerden uzak olduğu, şirketten ayrıldıktan 1 hafta sonra başka bir şirkette daha yüksek bir ücretle çalışmaya başladığı, söz konusu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:

Mahkemece, “ maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile; 119.600,50-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; takdiren 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” şeklinde karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu :

Davalı şirket vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile meydana gelen iş kazasında şirketin kusuru bulunmadığı, davacının asli ve tam kusurlu olduğu, %10.3 maluliyet oranının yüksek olduğu, davacının tazminata esas ücretinin haksız fiil tarihindeki 06/04/2010 tarihine göre net ücret olarak kabulü gerekir iken 17/06/2013 tarihindeki ücrete göre hesap edilmesinin hatalı olduğu, brüt ücret üzerinden hesaplama yapılamayacağı, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğu belirtilerek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasa yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından;

“Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.

F ) Temyiz:

Davalı şirket vekili tarafından sunulan dilekçe ile maddi tazminat hesabında davacının ücretinin hatalı hesaplandığı, kazanın makine çalışırken temizlik yapması nedeniyle davacının kendi kusurundan dolayı meydana geldiği, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu belirtilerek usul ve yasaya aykırı olarak kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

1- Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırı, karar tarihi itibariyle 47.530,00 TL’dir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davalı vekili temyize getirmiştir. Bu kapsamda;

Manevi tazminat miktarının, aleyhine hüküm verilen davalı yönünden temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.

O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı vekiline ait temyiz itirazlarının 6100 sayılı HMK.'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİNLİKTEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.

2- Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde 06/04/2010 tarihinde baskı makinesi operatörü olarak çalışmakta iken kaza geçirdiği, iş kazası sonucunda %10,3 oranında maluliyete uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının %25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, hükme esas alınan 21/03/2017 tarihli bilirkişi hesap raporunda işçilik alacağı davasına ilişkin ... 3.İş Mahkemesinin 17/06/2013 tarih ve 2011/474 E., 2013/313 K. sayılı ilamı ile davacının tazminata esas günlük brüt ücretinin 117,65.-TL olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığının belirlenmiş olması karşısında asgari ücretin 4,84 katı üzerinde olan bu ücretin kabul edilerek hesaplamaların yapıldığı, söz konusu mahkeme ilamının Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

İlke olarak iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararı hesaplanırken öncelikle tazminat hesabını doğrudan etkileyecek olan sigortalının gerçek ücretinin açıkça saptanması gerekmektedir. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Kamu düzenine ilişkin hususlarda usulî kazanılmış haktan söz edilemez. Somut olayda, davacının maddi zararının hesaplanması noktasında ayrıntılı araştırma yapılmadan sadece işçilik alacağı dosyasındaki verilerin dikkate alınarak neticeye varılması hatalı olmuştur.

Yapılması gereken iş öncelikle, işyerinde toplu iş sözleşmesi uygulanıp uygulanmadığı ve uygulanmakta ise sigortalının sendika üyesi olarak veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanmadığını belirlemek, asgari ücret ile varsa toplu iş sözleşmesinin uygulanması kamu düzenine ilişkin olup talep olmasa dahi re'sen uygulanması gerektiğinden olay tarihinden hükme esas alınan bilirkişi rapor tarihi olan 21/03/2017 tarihine kadar işyerinde uygulanmakta olan tüm toplu iş sözleşmelerini, imzalı ücret bordrolarını getirterek işyerinde bilinen ücretin asgari ücrete katı oranını dikkate almak,

işyerinde toplu iş sözleşmesinin ve imzalı ücret bordrolarının bulunmaması halinde davacının yaptığı işe göre emsal ücretini davacının yaşı, mesleki kıdemi, eğitim durumu da belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından, ticaret odasından ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan daha kapsamlı olarak araştırmak, yine aynı işte ve aynı pozisyonda çalışan başkaca kişiler var ise bu kişileri dinlemek ve böylelikle ücrete dair tüm delilleri bir arada değerlendirerek davacının hükme esas alınabilecek gerçek ücretini tespit etmek,

dosyada toplanan tüm delilleri bir arada değerlendirip yeniden hesap raporu almak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın hatalı değerlendirme ve eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesi'nce hatalı değerlendirme sonucu davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup ilk derece Mahkemesi kararının BOZULMASI, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

H)Sonuç:

1- Manevi tazminat yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı vekiline ait temyiz itirazlarının 6100 sayılı HMK.'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİNLİKTEN REDDİNE;

SONUÇ / HÜKÜM

2- Maddi tazminat yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, , yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/4393, K. 2019/2612, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4393
Karar No
2019/2612
Tarih
4 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/4393 K.2019/2633
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/4394 K.2019/1687
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/4395 K.2019/6670
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/4396 K.2019/4076
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/4396 K.2019/7114
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/4398 K.2019/8219

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.