İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/502 K.2018/2715

Davacı; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile boşandığı eşinden ayrı yaşadığının tespiti ile kesilen ölüm ve yetim…

Esas2018/502Karar2018/2715Tarih22 Mart 2018Okuma7 dk · 1.343 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/502 E., 2018/2715 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2018
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
İş Mahkemesi
A) Davacı İstemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.343 kelime·7 dk okuma

Davacı; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile boşandığı eşinden ayrı yaşadığının tespiti ile kesilen ölüm ve yetim aylıklarının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabı:

Davalı SGK vekili özetle; davacı tarafın eşinden muvazaalı olarak ayrıldığını ve evlilik birliğinin fiilen devam ettiğinin dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını, davacı tarafın ölüm aylığı almasının 5510 sayılı Kanuna açıkça aykırı olduğunu, Kurumlarınca atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk derece Mahkemesince; “ Mahkememizce toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu, samimi tanık beyanları, yapılan zabıta tahkikatı vs. birlikte değerlendirildiğinde davacının yeniden tahsis talebinde bulunduğu 08.04.2015 tarihinde, boşandığı eşi ... 'dan ayrı, Bahçelievler Mahallesi 1671/4 Sokak No:l D:2 ... ve Tuna Mahallesi 1673 Sokak No:66 D:1 ... adresinde ikamet ettiği ve ... isimli şahsın şizofren hastası oğluna baktığı resmi kayıt ve tanık beyanları ile sabit olduğundan,

davalı Kurumun red işleminin iptali ile davacı ...‘un müteveffa annesi ... ’dan dolayı 03/1288215 tahsis dosyasından yeniden yetim aylığı bağlanması gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle “ Davanın KABULÜNE Davacının 08/04/2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin kurum işleminin iptali ile davacıya yeniden yetim aylığı bağlanmasına,” karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu ;

Davalı Kurum vekili; eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirtilen ...'un aylığının kesildiğini, davacı tarafın eşinden muvazaalı olarak ayrıldığını, evlilik birliğinin fiilen devam ettiğinin dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını, ölüm aylığı almasının kanuna açıkça aykırı olduğunu, müvekkili kuruma atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bilirkişinin sadece Bayraklı Polis Merkezinin hatılı yazısına ve 2 davacı tanığının ifadelerine dayanarak davanın kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdiğine, bunun hatalı olduğunu, yerel mahkemenin hatalı, usule ve yasaya aykırı bilirkişi raporunu hükme esas aldığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesince “Sosyal Güvenlik Kurumu görev ve sorumluluklarına aykırı bir yaklaşımla ve üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeksizin; vatandaşın beyan ve taahhüt belgesindeki beyanları üzerine herhangi bir işlem yapma gereği duymaksızın, başvurudan uzun süre önceki bir tarihte yapılmış denetim raporuna dayalı tespitlerin sürekli olarak geçerli olacağı iddiası ve aylık başvurusunun mahkemelerce değerlendirilmesi gerektiğine yönelik yaklaşımının hukuken kabulü mümkün değil ise de;

ortada yöntemince oluşturulmuş bir Kurum işlemi bulunmadığı ve buna dayalı olarak da davacının aylık isteminin reddini gerektirir yasal bir gerekçe bulunmadığı halde; davacının sosyal güvenlik hakkına ulaşmasında daha fazla gecikmeye yol açıp hakkın özünün zedelenmemesi için, yargılama süreci ve istinaf aşamasında da davacının aylık koşullarının bulunmadığı yönünde herhangi bir somut itiraz ve kanıt sunamayan davalı kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından;

istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur. ” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, karar verilmiştir.

E) Temyiz: Davalı SGK vekili; “kurum denetim memurlarınca tutulan rapordan davacı ve eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşadıkları açıkça anlaşılmaktadır.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile boşandığı eşinden ayrı yaşadığının tespiti ve kesilen ölüm ve yetim aylıklarının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.

Bu nedenle Anayasanın 20'nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı,

varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; davacının eşi Eşi ... ’dan 04.10.1999 tarihinde boşandığı, Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 22.02.2008 tarihinde vefat eden annesi ... ’un, yaşlılık dosyasının ölüm dosyasına dönüştüğü ve kızı ...’a 19.03.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, hak sahibi ...’un babası ... ’un Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 26.02.1997 tarihinde vefat ettiği, yaşlılık dosyasının ölüm dosyasına dönüşmediği, ...’a babasından dolayı yetim aylığı bağlanmadığının bildirildiği,

Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 29.03.2010 tarih ve 68 sayılı rapora göre davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, bu rapora dayanılarak Kurumca, 01.11.2008-30.09.2010 dönemi ödenen 13.502,44 TL tutarındaki aylıklar ve işleyen faizinin borç çıkarıldığı, anlaşılmıştır.

Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 29.03.2010 tarih ve 68 sayılı raporda; 26.03.2010 tarihinde ... Mah.1671/... Sok.No.... D:2 .../... adresine gidilerek araştırma ve inceleme yapıldığı, anılan adreste ..., boşandığı eşi ... , kardeşi ... ve kızı ... ’nın bulunduğu, ..., ve boşandığı eşi ... ve ... ’nın beyanlarının alındığı, adreste bulunan Ufa apartmanı yöneticisi ... ’nın; “18 numarada oturuyorum. Apartman yöneticisiyim. 2 numarada Turan bey ve eşi beraber yaşıyorlar. Biz boşandıklarını bilmiyoruz.1-2 yıl önce taşınma zamanı evli olduklarını söylediler. Boşandıklarını sizden duydum…” dediği, görülmüştür.

... Polis Merkezi Amirliğinin 17.06.2016 tarihli yazısında; ... Mahallesi 1671/... Sokak No:... D:2 ... sayılı adreste yapılan araştırmada, adı geçenin bu adreste ... isimli şahsın şizofren hastası yakınına baktığı ve bu adresten ayrılarak evrak üzerinde belirtilen ... Mahallesi 1673 Sokak No:... D:1 ... sayılı adrese taşındıkları, bu ikametin ... isimli şahsın oğlu ... ’e ait olduğu ve ... ‘un şizofren hastası Serdar Güven isimli şahsa 5 yıldır baktığı, evrak üzerinde belirtilen ... Mahallesi 1675/1 Sokak No:... D:1 ... sayılı adreste 2013 ile 2016 yılları arasında ... isimli şahsın kiracı olarak kaldığı, ... isimli şahsın yaklaşık 25 yıl önce eşi ... ‘dan boşandığı ve hiç beraber yaşamadıkları yönünde bilgiler elde edildiğinin bildirildiği görülmüştür.

Denetmen raporuna göre davacı ve eşinin birlikte yaşadığına ilişkin kuvvetli deliller bulunduğu, dosyada iki davacı tanığı dinlendiği, tutanak tanığının Mahkemede beyanına başvurulmadığı, Mahkemece birlikte yaşama olgusunun irdelendiği ancak kesin kanıya varmak için yeterli olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda; yukarıda izah edilen açıklamalar doğrultusunda; davacının eşinin kayıtlı olduğu adreslerdeki abonelikler araştırılmalı, komşu ve muhtar beyanları alınmalı, tutanak tanığı dinlenmeli, davacının Medula kayıtları dosya içinde olduğundan karşılaştırma için eşinin ... kayıtları, getirtildikten, sonra sonuca göre karar verilmelidir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/502, K. 2018/2715, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/502
Karar No
2018/2715
Tarih
22 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/502 K.2018/2075
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/502 K.2018/2348
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/502 K.2018/1257
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/503 K.2018/6292
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/503 K.2018/2439
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/503 K.2018/5423

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.