KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/5035 E., 2019/2158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde 04/02/1995-05/01/1997 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalılardan Kurum, ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 04/02/1995- 05/01/1997 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davasının kabulü ile davacının murisi ...'in davalılara murisi ...'a ait fırın iş yerinde 04/02/1995-05/01/1997 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen hizmetlerin dışlanmasına, karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamında, murisin iş kazası nedeniyle kolluğa ve SGK müfettişine verdiği beyanları dikkate alınıp dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle karşılaştırılıp değerlendirilmesinin istendiği, murisin ise ceza dosyası ve rücuen tazminat dosyasında 1996/8. aydan itibaren çalıştığına dair beyanda bulunduğu,
bu durumda murisin kendi beyanı ile kesintili çalıştığı sabit olduğu halde bozma ilamı yanlış yorumlanarak hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde ihtilaflı dönemde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/5035, K. 2019/2158, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama