KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/5038 E., 2019/2972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsamına ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, ölümlü iş kazası nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre, 02/11/2012 tarihli olayın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olarak kabul edildiği; alınan kusur raporunda davalı ... Site yönetiminin %80, davacılar murisinin %20 kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı ... yönünden, davanın müracaata bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... hakkındaki davanın, aleyhine kusur verilmemesi nedeniyle reddine; davalı ... Site Yönetimi aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne ve davacılardan eş lehine 156.965,12TL maddi, 40.000,00TL manevi; çocuk Nazlı lehine 61.640,09TL maddi, 30.000,00TL manevi; çocuk Hacer lehine 23.660,24TL maddi, 30.000,00TL manevi; çocuk ... lehine 2.662,74TL maddi, 30.000,00TL manevi; anne lehine 18.419,12TL maddi, 20.000,00TL manevi; baba lehine 10.856,76TL maddi, 20.000,00TL manevi, yedi kardeşten her biri lehine ise 5.000,00TL manevi tazminatın davalı ... Site Yönetiminden tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu, vekalet ücreti ve yargılama harçları noktalarında toplanmaktadır. Buna göre;
1-6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise Mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir. Ancak iki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HMK’nun 326/1-2 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz, davanın reddi hariç harçlar daima davalıya yüklenir.
Somut olayda, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harcın tamamından aleyhine hüküm tesis edilen davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken buna aykırı şekilde yargılama harçlarının paylaşıtırılması usule ve yasaya aykırı olmuştur ve kararın bozulması gerekmiştir.
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan ve vekille temsil edilen davalılar lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükmüne göre birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesinde "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen önşartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımdayazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davalı ... Güney yönünden, aleyhine kusur yüklenmemesi nedeniyle lehine davanın reddi kararının verildiği gözetilerek adı geçen davalı yararına tek ve maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden nispi vekalet ücretlerine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıdaki mevzuat hükmü kapsamında, işin esasına girilerek lehine kısmen ret kararı verilen davalı lehine nispi vekalet ücretine, lehine kusuru bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verilen davalı ... lehine ise tek ve maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bunlara aykırı şekilde hüküm kurulması hatalıdır ve kararın bu yönlerden bozulması gerekir.
O halde, temyiz talebinde bulunan davacı vekilinin bu hususları amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmelidir ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı HMK'nun 370/2 (HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7) maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/5038, K. 2019/2972, 15 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama