KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/5390 E., 2019/2909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, Kurumca düzenlenen ödeme emrinin ve haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, asıl ve birleşen dava ile ödeme emirlerinin iptali, araç haczinin kaldırılması, birleşen ikinci dava ile haciz bildirilerinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, birleşen ve asıl davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme hükmünde nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Mahkemece, haciz bildirileri kısmen iptal edilerek sorumlu olduğu miktar belirlenirken, haciz bildirisi nedeni ile gönderilen ödeme emrilerinden dolayı sorumlu olmadığı şeklinde çelişkili hüküm kurulması hatalıdır. Ayrıca davalarda kısmen kabul kısmen red kararı verildiği halde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; hükümde ...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazılması gerekirken ...İcra Müdürlüğü yazılması ve davacının sorumlu olmadığı borç miktarı belirlenirken miktarın iki ayrı borç için farklı olduğu dikkate alınmadan aynı miktarın yazılması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı davalı kurum lehine düzeltilerek onanmalıdır.
-
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/5390, K. 2019/2909, 15 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama