İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/588 K.2018/3999

Davacı, ...... tahakkukuna ilişkin ...... işleminin iptali ile maaşından yapılan kesintilerin faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz…

Esas2018/588Karar2018/3999Tarih18 Nisan 2018Okuma4 dk · 863 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/588 E., 2018/3999 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2018
Mahkemesi
...... Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

863 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, ...... tahakkukuna ilişkin ...... işleminin iptali ile maaşından yapılan kesintilerin faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

Dava; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca ...... eşi ile birlikte yaşadığı tespit edilen davacının, ...... aylığının kesilmesine ilişkin davalı ...... işleminin iptali ve maaşından yapılan kesintilerin faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı ............... Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden ...... halde, ...... eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Düzenleme ile ölen sigortalının ......... veya ...... eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ...... aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce ......... kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.

Anılan maddenin gerekçesinde de açıklandığı üzere, düzenleme ile hakkın kötüye kullanımının olası uygulamaları engellenmek istenmiş ve bu amacın gerçekleştirilebilmesi için kötüye kullanımın varlığı belirlendiği takdirde ilgiliyi haktan yararlandırmama; hakkın kötüye kullanılması durumunda hak sahipliğinin ortadan kalkması ve dolayısıyla gelir veya aylıktan yararlandırılmama yöntemi benimsenmiştir.

5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinde oldukça yalın olarak; "eşinden ...... halde, ...... eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ibareleri yer almakta olup kanun koyucu tarafından örneğin; "......... kanunları kapsamında ...... aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan", " hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan", "gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan" veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiş, sade olarak kaleme alınan metinle uygulama alanı genişletilmiştir.

Maddede, boşanma amacına/saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek ......'ca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken, eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin/samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalı, boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma/irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan "boşanma" hukuki durum ve sonucunun, eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı,

kaldı ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda "anlaşmalı boşanma" adı altında hukuki bir düzenlemenin de bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibariyle gerçek/samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının saptanması durumunda gelirin/aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden. Davacı ...’ın ilk eşi ...... Akçicek'ten dolayı ...... aylığı aldığı, 21.01.1991 yılında ......... ...... Özkaya ile evlendiği, 2. eşi ...... Özkaya ’dan 23.05.1995 tarihinde ......, .........

Denetmeni tarafından düzenlenen 07.04.2014 tarih ve 82 sayılı rapora göre; davacının ...... eşi ile 2007-2011 arası birlikte yaşadığının tespit edildiği, bu rapora dayanılarak ......ca 01.11.2008-31.03.2011 tarihleri arasında ödenen 39.586,50 TL aylık tutarı ve 15.634,65 TL işlemiş faizinin ...... çıkarıldığı, ......

13. İş Mahkemesinin 2014/2309 E. ve 2016/126 K. sayılı “Kabul” kararının Dairemizin 2016/9257 E. ve 2017/6254 K. sayılı ilamıyla kesin olarak bozulduğu, bozma kararına uyan Mahkemece verilen”davanın reddine” dair son kararın davacı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda 07.04.2014 tarih ve 82 sayılı denetmen raporunda; davacının ve eşinin konuya ilişkin beyanlarının alındığı, her ikisinin de ikametgahlarının ayrı olduğunu, ancak boşanmalarından 10 yıllık bir süreden sonra tekrar görüştüklerini,davacının ...... ...... Özkayanın.

2002 yılından sonra davacının rahatsızlıkları nedeniyle görüştüklerini, kendisini hastaneye götürdüğünü, hatta davacının oturduğu apartmandaki toplantılara katıldığını, zaman zaman ...... gezdirdiğini, kendisinin ayrı evi olduğunu, birlikte yaşamadıklarını beyan ettiği, ... Müdürlüğünden yapılan araştırmada davacının 2007 den beri adresinin “...... Mah. ...... Sok. 60/16 .........”, ...... ......'nın ise 11/03/2011 beyan tarihinden itibaren “...... Mah. ......

Sok. ...... sitesi No:55/l .........” adresi olarak tespit edildiği, denetmence 2007-2011 arası tarafların adresinin aynı olması ve denetmene verdikleri beyanlarından davacının, ...... ile birlikte ...... Mah. ...... Sok. 60/16 adresinde 2007-2011 tarihleri arasında birlikte yaşadıkları kanaatine varıldığı, görülmüştür.

Dosyanın incelenmesinden, bozma ilamının gerekçesinin son paragrafının bilgisayardaki yapıştırma hatası nedeniyle başka bir karara ait olduğu, yapılan hatanın yerel Mahkeme tarafından gerekçelerine esas alındığı, gerekçenin “ Tüm bu açıklamalar ve .........

Denetmeni tarafından düzenlenen rapor içeriği, davacı ve eşinin denetmene verdikleri ifadelerde; boşanmalarından 10 yıl sonra 2001-2002 yılı gibi tekrar görüşmeye başladıklarını, bu tarihten sonra sürekli görüştüklerini, ifade etmeleri, davacının ...... ...... Özkaya’nın denetmene verdiği ifadesinde.

2002 yılından sonra ......nin rahatsızlıkları nedeniyle, kendisini hastaneye götürdüğünü, hatta davacının oturduğu apartmandaki toplantılara katıldığını, ...... gezdirmek için sabah akşam evine gittiğini, 2013 yılında annesinin vefatından sonra zaman zaman geceleri de Nesrin hanımın evinde kaldığını ifade emesi, bu koşullarda ayrı yaşanıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olması,

davacı ve eşinin 2007-2011 yılları arasında ikamet adreslerinin aynı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı ve eşinin bu süreçte birlikte yaşadıkları sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince ......un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.” şeklinde olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar sonuç değişmese de; Mahkemenin bozma ilamındaki hatalı gerekçeye dayanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli Mahkemenin gerekçesi yukarıda belirtilen hususlara göre düzeltilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 18/04/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/588, K. 2018/3999, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/588
Karar No
2018/3999
Tarih
18 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/588 K.2018/3712
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/588 K.2018/2445
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/589 K.2018/2782
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/589 K.2018/4696
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/590 K.2018/3713
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/590 K.2018/4528

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.