KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/5946 E., 2019/6010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere,kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurum ve davalı Vakıf Başkanlığı vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı nezdinde 01/10/1987 tarihinden işten çıktığı tarihe kadar Kurum'a eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi yazıldığı şekilde istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ortaya konulmasında Mahkemece yapılan değerlendirmenin hüküm kurmaya yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; Dairemiz bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık konusu dönemin 01/10/1987-01/01/1989 tarihleri arası olduğu, buna göre davacı adına davalı Vakıf işyerince düzenlenmekle Kurum kayıtlarına intikal etmiş 01/10/1987 tarihli işe giriş bildirgesi, davacıya ait sigortalı çalışma kaydının yer aldığı 1988/2. ve 3. dönem bordroları, davalı Vakıf işyerinin 07/03/1990 tarihli ve Valilik olurlu yazısı, 12/01/1988 ve 25/03/1988 tarihli vizite kağıtları, duruşmalarda dinlenen bordrolu tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışma iddiasının doğrulandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken davanın kısmen kabulü ile yazıldığı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/5946, K. 2019/6010, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama