KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/6621 E., 2019/3414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- A)Davacı İstemi
- Davacı vekili, davacıya gönderilen ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
- B)Davalı Cevabı
- davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
- C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı
- " Davacının 2015 Ağustos 2016 Haziran dönemi arası temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, davacı adına gönderilen ödeme emirlerinin 2016/1-2 döneminde tahakkuk eden prim borçlarına ilişkin olduğu ve bu dönemler yönünden davacının temsil ve ilzama yetkili bulunduğu ve bu haliyle sorumluluğunun bulunduğu" gerekçesiyle “Davanın Reddine” karar verilmiştir.
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
İstinaf Başvurusu ; Davalı vekili, ilk derece mahkemesince, kararın reddedilmesine rağmen kamu alacağının %10 zamlı olarak tahsil edilmesine karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.Davacı vekili ise; ilk derece mahkemesince 6100 sayılı yasanın 35. Maddesi uygulanmaksızın davacı aleyhine takip başlatıldığı, bu hususun ilk derece mahkemesince değerlendirmeye alınmaksızın sonuca gidildiği, davacının ödeme emrinin ait dönemde temsil ve ilzama yetkisi olmadığı, dolayısıyla borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleri ile ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı : "Davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı kanunun 58. Maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız olan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğun miktardaki kamu alacağının %10 zam ile tahsil edileceği öngörüldüğünden davacının ödeme emrine yönelik itirazında tamamen haksız çıktığı belirgin olmakla, davalı kurum yararına haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu,
davalı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu ve kabulü gerektiği bu nedenle uyuşmazlığa konu ödeme emirleri yönünden %10 haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesiyle esas hakkında yeniden hüküm kurularak;
"-Davacının davasının REDDİNE;
-Davanın reddedilmesi sebebiyle uyuşmazlığa konu ödeme emrindeki alacağın %10 zamlı olarak tahsiline, " karar verilmiştir.
E)Temyiz: Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Davacı hakkında takip yapılabilmesi için öncelikle asıl borçluya karşı takip yapılmalı ve tahsil imkanının olmadığı anlaşılmalıdır.
-Davacı ödeme emrinin ait olduğu dönemde temsil ve ilzama yetkili değildir.
-Mahkeme kararında temsil ve ilazama yetkili olduğu belirtilse de bu netice nasıl varıldığı gerekçelendirilmemiştir. Bu durum Anayasa’ya aykırı olup bozma sebebidir. Gerekçeleriyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise hükmü kaldırarak "davanın reddine ve %10 haksız çıkma tazminatı ödenmesine " karar vermiştir.
Dava konusu somut olayda dava konusu ödeme emirlerinden davacının sorumluluğunun tespiti yargılamayı gerektirdiğinden %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASI gerekmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/6621, K. 2019/3414, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama