İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/6639 K.2019/6770

Dava, davalı il özel idaresi bünyesinde çalışarak emekli olan davacının 02.02.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiği sırada yapılan intibakın yanlış olduğunun ve davacının fark alacakları için açtığı davanın kesinleştiği, kesinleşmiş yargı…

Esas2018/6639Karar2019/6770Tarih11 Kasım 2019Okuma8 dk · 1.620 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2018/6639 E., 2019/6770 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2019
Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
İş Mahkemesi
A) davacının istemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.620 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Dava, davalı il özel idaresi bünyesinde çalışarak emekli olan davacının 02.02.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiği sırada yapılan intibakın yanlış olduğunun ve davacının fark alacakları için açtığı davanın kesinleştiği, kesinleşmiş yargı kararına istinaden davalı idare nezdinde geçen hizmetlerine karşılık tespit edilen ücret farkı, prim farkı, ilave tediye ve diğer kalemlerden çıkan fark tutarlarının dahil edilerek gerçek prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

B) DAVALILARIN CEVABI

Davalı İdare vekili tarafından hakdüşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın süresinde açılmadığı, davacının aradaki farkı toplu iş sözleşmeleri ile elde ettiği, emekli olarak yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının açmış olduğu davalar sırasında da fiilen çalışmadığı, herhangi bir Kurumun hatasının olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Feri Müdahil SGK vekili tarafından da davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk Derece Mahkemesince, “Yapılan ödemelerin 5510 sayılı yasa 82 nci madde (günlük kazanç sınırlarına ilişkin) hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmış davacının son ay prime esas kazancının üst sınırdan bildirildiği anlaşılmakla, davanın reddine,” karar verilmiştir.

D) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince KALDIRILMASINA,

Davacının davasının kabulü ile,Aralık 2008 döneminde 91,13 TL, Ocak 2009 döneminde 343,49 TL, Şubat 2009 döneminde 100,94 TL, Mart 2009 döneminde 226,20 TL, Nisan 2009 döneminde 226,20 TL, Mayıs 2009 döneminde 220,96 TL, Haziran 2009 döneminde 324,22 TL, Temmuz 2009 döneminde 271,44 TL, Ağustos 2009 döneminde 307,63 TL, Eylül 2009 döneminde 0,10 TL, Ekim 2009 döneminde 286,56 TL, Kasım 2009 döneminde 390,04 TL, Aralık 2009 döneminde 286,56 TL, Ocak 2010 döneminde 390,04 TL, Şubat 2010 döneminde 296,11 TL, Mart 2010 döneminde 238,80 TL, Mayıs 2010 döneminde 525,36 TL, Haziran 2010 döneminde 390,04 TL, Temmuz 2010 döneminde 286,56 TL prime esas kazancın eksik bildirildiğinin tespitine, karar verilmiştir.

E) TEMYİZ TALEPLERİ

Davalı İl Özel İdaresi Vekili; Spek alacağı ile verilen karar davalı işverenin mükererer sorumluğuna yol açacaktır. Yargı kararı ile kazanılan ücret niteliğindeki kazançların hizmet akdi daha önceki tarihte sona erdiğinden prime esas kazancın son ayına dahil edilmesi hususu gözardı edilmiştir, re'sen dikkate alınacak gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

Feri müdahil Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davacının prim hesabına esas alınacak ücret ödemelerinin fazla mesailerin yapıldığı ödemelerin aylarla ilişkilendirilmeyeceği,sadece ödemenin yapıldığı aya ilişkilendirileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Uyuşmazlık; davacının kadrolu işçi statüsüne geçirildiği sırada yapılan intibakın yanlış olduğunun ve davacının fark alacakları için açtığı davanın kesinleştiği, kesinleşmiş ilamda yer alan fark tutarlarının prime esas kazancına yansıtılarak yeniden tespiti yönünde, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

5510 sayılı Yasanın “Tanımlar” başlığında yer alan 3/12 maddesi hükmü ile ücretin; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı ifade edeceği düzenlenmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumuna davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde gerçek ücretin esas alınması koşuldur.

Buna göre uyuşmazlık konusu dönem sigortalının prime esas kazancının belirlenmesinde, 506 sayılı Yasanın 78. ve 5510 sayılı Yasanın 82. maddelerinde belirtilen sınırlar dikkate alınarak gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu hizmet akdi ile ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu hizmet akdi, hesap pusulaları, ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak gerçek ücretin belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.

506 sayılı Kanunun 77/1. maddesinde, prime esas kazançlar üç bent halinde gösterilmiştir. Buna göre; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:

a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,

b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,

c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.”

Yasa gereğince, maddenin 2. fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.

506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I-a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir.

Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b).

İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439).

5510 sayılı Kanunun 80/1. maddesinde de;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.

Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun 80/d maddesi hükmünde “ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir.

Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir.

Bu durumlarda sigorta primlerinin yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102'nci madde hükümleri uygulanmaz” düzenlemesi yer almaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşen yargı kararıyla hak kazanılan ücret, yıpranma primi, ikramiye ve ilave tediye fark tutarları dikkate alınarak bu tutarların SGK primine yansıtıldığı, ihtilaf konusu dönem sigortalılık primine esas kazanç tutarlarının Kurum tarafından belirlenen prime esas kazanç tavan miktarı da gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığı ve buna göre Kuruma eksik olarak bildirilen ihtilaf konusu dönem toplam prime esas kazancı ve aylara göre prime esas kazancı iki farklı hesaplama yaparak yazılı şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret ve ücret niteliğindeki kazançların prime esas kazancına mal edilmesinde 5510 sayılı Kanunun 80/d maddesi hükümleri doğrultusunda sadece hak kazanılan ücretin uyuşmazlık konusu dönem prime esas kazanç matrahına ay be ay mal edilmesi gerektiği, ücret niteliğindeki diğer kazançların ise; bu kazançların ödenmesi koşuluyla ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi,

hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması karşısında ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği en son ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi gerektiği gözetilerek bir sonuca gidilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince fark ücret tutarı, ilave tediye farkı, akdi ikramiye farkı, yıpranma primi toplam tutarının dönemler halinde hesaplama yapılarak ihtilaf konusu dönem aylar itibariyle hesaplanan prime esas kazanç matrahının tespiti şeklinde sonuca gidilmiş olması isabetsizdir.

Yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar ışığında hazırlanacak yeni ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu almak, hükmün davacı tarafça temyiz edilmediği anlaşıldığından usuli kazanılmış hakları göz önünde bulundurmak ve çıkacak sonuca göre infazda da tereddüt oluşturmayacak şekilde bir karar vermekten ibarettir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı il özel idaresi ve davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

G) SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 11/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/6639, K. 2019/6770, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. B) Davalıların Cevabı
  4. C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  5. D) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı
  6. E) Temyiz Talepleri
  7. F) Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6639
Karar No
2019/6770
Tarih
11 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/6640 K.2019/7686
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/6640 K.2019/15387
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/6641 K.2019/8062
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/6644 K.2019/7031
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/6645 K.2019/16091
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/6646 K.2019/16421

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.