KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/7207 E., 2019/5921 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacının Talebi
- —
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Davacının, 20/01/1988- 31/12/2004 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen kesintisiz çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı kurum vekili davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, " 1-Davacının davasının kabulü ile, 2-Davacının oda kaydının 20/01/1988 ile 31/12/2004 tarihleri arasında Esnaf ve Sanatkar Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
Davalı ... vekili, oda kaydının eçersiz olduğu, kurum işleminin yerinde olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. H.D. nin 06/07/2018 tarih 2018/178 E. 2018/2675 K. sayılı kararı ile " İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Davalı ... vekili; istinaf talebindeki aynı gerekçelerle hükmü temyiz etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı SGK vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı H.M.K'nın 297/2 maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu kapsamda mahkemelerce verilen kararların açık ve infaza elverişli mahiyette olması gerekir .
Somut olayda, davacının sigortalılık sürelerinin tespitine ilişkin hüküm açık ve anlaşılır olmayıp bu haliyle infaza elverişli değildir. Mahkemece bu şekilde yazılı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/7207, K. 2019/5921, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama