KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2018/877 E., 2019/663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yaşlılık aylığından yapılan sosyal güvenlik destek prim kesintisinin iptaliyle yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARŞI OY
6103 sayılı Kanunun 20.maddesinde Limited Şirketlerinin sermayeleri belirtilen sürede kanunda öngörülen tutarlara yükseltmemeleri halinde infisah etmiş sayılacakları düzenlenmiş olup, bu düzenleme kapsamında limited şirketinin belirtilen sürede sermayesini asgari tutarak yükseltmemiş olması halinde münfesih duruma düşmekle birlikte ticaret sicil kaydı ve tüzel kişiliği halen devam etmektedir.
Öte yandan 6102 sayılı TTK’nun geçici 7.maddesinde, hangi şartlarda ve usullerde sicilden limited şirketlerinin resen terkin edileceği düzenlenmiştir.
Aynı maddenin 1.fıkrasının (a) bendinde sermayelerini 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış olmak terkin sebebi olarak sayılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacının ortağı olduğu limited şirketinin ticaret sicil kaydına 6103 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca sermayesinin asgari tutara yükseltilmemesi nedeniyle 14/02/2014 tarihinde münfesih olduğuna dair kayıt düşüldüğü ardından 6102 sayılı Kanunun geçici 7.maddesi kapsamında ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği anlaşılmakla, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin edildiği 26/06/2014 tarihi itibariyle sona erdiği hususu tartışmasızdır.
Aksinin kabulü halinde ticaret sicil kaydı terkin edilen şirketler hakkında, tüzel kişiliğinin ihyası prosedürüne gerek duyulmaksızın dava açılması, takip yapılması ve benzeri hukuki sonuçları doğuracaktır.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesi olarak belirtikleri “ şirket münfesih sayılmış olmasına rağmen, şirketin fesih ve tasfiyesi tamamlanmadıkça maddi anlamda bir terkinden söz edilemeyeceği...” tespitinin ancak hukuki yararı bulunanlar tarafından terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ile ticaret siciline tescili talebi ile açılacak bir davada ileri sürülebilecek bir neden niteliğindedir.Bu kapsamda ticaret sicil kaydı terkin edilen ...
Reklam Turizm Tekstil Tic.San.Ltd.Şti’nin ortağı olan davacının şirketin ticaret sicilinden terkin tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi borcundan söz edilemeyecektir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiğinden, çoğunluğun bozma kararındaki gerekçesine bu sebeple katılmıyorum.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/877, K. 2019/663, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama