İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1104 K.2020/156

Dava, davacının davalı Kurum tarafından 01/01/2012 tarihinde Genel Sağlık Sigortası tescil işlemi yapılarak tahakkuk ettirilen 3.741,90-TL'den borçlu olmadığının tespiti ile borçlandırıcı işlemin geriye dönük olarak iptali, 16/05/2009 tarihi itibariyle…

Esas2019/1104Karar2020/156Tarih16 Ocak 2020Okuma5 dk · 925 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2019/1104 E., 2020/156 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2020
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
Bakırköy 17. İş Mahkemesi
A) davacının istemi
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

925 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Dava, davacının davalı Kurum tarafından 01/01/2012 tarihinde Genel Sağlık Sigortası tescil işlemi yapılarak tahakkuk ettirilen 3.741,90-TL'den borçlu olmadığının tespiti ile borçlandırıcı işlemin geriye dönük olarak iptali, 16/05/2009 tarihi itibariyle emeklilik aylığına hak kazandığının tespiti ve 16/05/2009 – 2014/06. ayları arası yaşlılık aylığının tespiti ile yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile 16/05/2009 tarihinden sonra yapılan 17.695,00-TL prim ödemesinin faizleriyle birlikte ödenmesi talebine ilişkindir.

B) DAVALILARIN CEVABI

Davalı ... vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

İlk Derece Mahkemesince, “ davanın kısmen kabulüne, davacının kurum tarafından tahakkuk ettirilen 3.741,90-TL genel sağlık sigortası prim borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının 16.05.2009 tarihinde aylığa hak kazandığının ve 01.06.2009 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile aylıkların hak ediliş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazladan ödenen 12.727,61-TL isteğe bağlı sigorta priminin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, bu talep yönünden fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiştir.

D) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek; “Davalı Kurum'un istinaf isteminin esastan reddine,” karar verilmiştir.

E) TEMYİZ TALEPLERİ

Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davaya konu kurum işleminde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, buna rağmen isteğe bağlı sigorta prim bedelinin bir kısmı yönünden davanın reddedildiği, faturalardan da anlaşılacağı üzere toplam ödenen fazla prim tutarının 17.695,00-TL olduğu, bu durumun hukuka aykırı olduğu belirtilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile Kurum işleminde bir hukuka aykırılık bulunmamakta olup Kurum'un mevzuat doğrultusunda işlem yaptığı, Kurum'un dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilmek suretiyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsamına ve sebeplerine göre, davacının tüm, davalı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden. 29/05/1956 doğum tarihli olan davacının 16/05/1984–27/12/2010 tarihleri arasında dava dışı ... Süt Sanayi ve Tic.

Limited Şirketi'nin ortağı olduğu, 26/06/2003 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden Bağ-Kur'a Giriş Bildirgesine istinaden 01/04/2000 tarihinde Bağ-Kur tescil kaydının yapıldığı, 08/08/2008 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçesi ile tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından 17/02/2011 tarihli işlem ile bu talebinin yaşlılık aylığı koşullarından 60 yaşını doldurmamış olması nedeniyle reddolunduğu,

davacının bunun üzerine 03/05/2011 tarihli dilekçesi ile tespit davası açtığı, yapılan yargılama neticesi Mahkemece kurulan “16/05/1984–27/12/2010 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine” ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 16/12/2013 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği, bu döneme ait Bağ-Kur sigortalılık süresini mahkeme ilamı ile kazanmış olduğu,

davacının ticareti terk kaydından sonra da Kurum'a sigortalılık prim borcu ödemeye devam etmesi nedeniyle yapmış olduğu prim borcu ödemelerine karşılık Kurum tarafından 01/01/2011–31/03/2013 ve 01/06/2013–29/05/2014 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği, 01/01/2012–30/04/2014 tarihleri arasında da Kurum tarafından re'sen genel sağlık sigortalısı olarak kabul edildiği, davacının 06/03/2014 tarihli dilekçesi ile 25 yıllık sigortalılık süresi olan yaşlılık aylığı şartını sağladığı 16/05/2009 tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylık bağlanması talebinde bulunduğu,

Kurum'un 15/04/2014 tarihli işlemi ile Genel Sağlık Sigortası prim borcu olması nedeniyle talebinin reddedildiği, daha sonra davacının 29/05/2014 tarihli tahsis talebi ile yeniden yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ve buna göre davacıya 01/06/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, yargılama esnasında alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporunun dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.

1479 sayılı Yasa'nın 35.maddesine göre, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, yaş ve sigortalılık süresi yönünden gereken şartları yerine getirmiş olması şarttır.

Öte yandan uyuşmazlık konusu dönem yönünden davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasanın 28. maddesi 9. fıkrasının “(Değişik sekizinci fıkra:17.04.2008-5754 S.K./16.mad) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları,

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması zorunludur.” şeklindeki hükmü ile de yaşlılık aylığından yararlanabilmek için öncelikle sigortalının yazılı talepte bulunması şartı öngörülmüştür.

Somut olayda; 16/05/2009 tarihinde davacının Kurum kayıtlarına intikal etmiş yazılı tahsis talebini içeren herhangi bir yazılı belgenin mevcut olmadığı ortada iken Bağ-Kur hizmet tespitine ilişkin hüküm 16/12/2013 tarihinde kesinleşmiş olup bu tarih öncesi bir tarih olan ve salt davacı yönünden yaşlılık aylığı için aranan şartlardan 25 yıllık sigortalılık süresinin sona erdiği tarih olan 16/05/2009 tarihinin esas alınarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Hal böyle iken ilk derece Mahkemesince davacının 16/05/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Bu kapsamda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının davalı Kurum yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G) SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 16/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1104, K. 2020/156, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. B) Davalıların Cevabı
  4. C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  5. D) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı
  6. E) Temyiz Talepleri
  7. F) Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1104
Karar No
2020/156
Tarih
16 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1107 K.2020/346
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1108 K.2020/462
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1108 K.2020/252
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1109 K.2020/455
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/1110 K.2020/892
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1110 K.2020/231

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.