İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1202 K.2019/6173

A) Davacı İstemi;

Esas2019/1202Karar2019/6173Tarih15 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.225 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2019/1202 E., 2019/6173 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.225 kelime·6 dk okuma

A) Davacı İstemi;

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 05/01/2007 davalılardan ...' ın maliki bulunduğu, diğer davalı ...' ın ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yol kenarında iş yeri servisine binmek üzere bekleyen müteveffaya çarparak iş kazası sonucu ölümüne neden olduğunu, eş için 500 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, iki çocuk için 500 er TL maddi, 25.000,00 er TL manevi tazminat talep ettiklerini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabı;

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

“ Dosyada yapılan kusur incelemesinde, davacılar murisinin %25, minübüs sürücüsünün %75 kusuru olduğu, davalı şirketin kusuru bulunmadığı belirlenmiştir. .... A.Ş ve Anadolu Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödemelerle davacıların maddi zararlarının karşılandığı anlaşılmıştır. Bu şekilde tüm davalılar yönünden maddi tazminat isteminin reddi gerekmiştir. Kusuru tespit edilmeyen davalı şirket hakkında açılan manevi tazminat da reddedilmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.

D) İstinaf Nedenleri:

Davalı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri :

1-Davacıların murisi kazanın oluşumunda asli kusurludur. Olay hakkındaki ceza davasında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın otoyola girmesi nedeniyle % 50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Raporlar arasındaki çelişki giderilememiştir. 2-Hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş miktardadır.

Davalı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri :1-Yerel mahkemece olayın iş kazası olmadığının hükme bağlanması hatalıdır. Kusur yönünden ceza mahkemesinde işveren şirket yönünden bir değerlendirme yapılmadığı halde, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile yerel mahkemece aldırılan kusur raporlarının uyumlu olduğundan sözedilmesi hatalıdır. 2-Hükmedilen manevi tazminat miktarları oldukça yüksektir.

E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

“ Dosya kapsamından davalı işverenin işçilerin servis ile götürülüp getirildiği, ancak müveveffa işçi ile bir kısım diğer işçilerin TEM Otoyolu üzerinde bulunan şantiye önünden alındığı, müteveffanın servise binmek maksadıyla TEM otoyoluna çıktığı, servis beklediği sırada davalı ...'ın kullandığı ...... Plakalı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır.

İşveren somut olayda işverenin işinin görülmesi için sigortalıların işin görüleceği yere emniyetli ve güvenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri işverenin yükümlülüğünde olduğundan ve işverence bu yükümlülüğün güvenli bir şekilde yerine getirildiğinden sözedilemeyeceğinden, işçinin ölümü ile sonuçlanan kazadan dolayı kusursuz sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu nedenle davalı vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurularının yerinde olduğu anlaşılmış olup, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir. ” şeklinde belirtilmiştir.

F)Temyiz Nedenleri;

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kazanın TEM otoyolunda yasak olan bir yerde müteveffanın servis beklediği esnada gerçekleştiğini, SGK tarafından açılan rücu davasında bilirkişi raporunda iki tarafın da kusurlu bulunduğunu,

Davalı ...İnşaat ve Turizm Ltd. Şti.vekili temyiz dilekçesinde özetle; Dava konusu olayda müvekkilinin kusursuz olduğunun sabit olduğunu, üçüncü kişinin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin hatalı olarak 1.500,00 TL olarak takdir edildiğini ve davalılara ayrı ayrı verilmesine karar verildiğini,

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kusur raporuna karşı olan itirazlarının gerekçesiz olarak reddediildiğini,maktülün asli kusurlu olduğunu, manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, üçüncü kişinin veya kazada zarar görenin ağır kusurundan işletenin sorumlu tutulamayacağını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davalı ... İnşaat Ve Turizm Ltd. Şti. Vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

Dava, 05/01/2007 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının ( eş ve iki çocuk) maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı ... İnşaat Ve Turizm Ltd Şti. yönünden davanın reddine, davacıların maddi tazminata ilişkin istemin reddine, davacı eş ... için 30.000,00 TL çocuklar Ahmet ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalılar ... ve ...’ dan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacıların maddi tazminata ilişkin istemin reddine, davacı eş ... için 30.000,00 TL çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalılar ... İnşaat ve Turizm Ltd. Şti., ... ve ...’ dan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacının ... İnşaat Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı, olay günü olan 05/01/2007 tarihinde davalılardan ...'ın maliki olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç , Seyrantepe metro şantiyesi önünde seyir halinde iken yol kenarında iş servisine binmek üzere bekleyen muris ...'a çarparak ölümüne neden olduğu, 27/06/2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda davacılar murisinin %25, davalı sürücü ...‘ın %75 kusuru olduğu, davalı işveren şirketin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, ... 16. İş Mahkemesi'nin 2011/522 E., 2012/565 K. Sayılı ilamı ile bu olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği ve kararın Yargıtay 21 HD. Onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Bu kapsamda işveren özen yükümlülüğü kapsamında alması gereken önlemleri almamış ve bu nedenle de zararlandırıcı bir olay meydana gelmiş ise akti yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenin bu zarardan sorumlu tutulacağı tartışmasızdır.

Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir. İşyerinde meydana gelen iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun niteliği Yargıtay’ın önceki kararlarında da benimsediği görüşe göre, kusura dayanmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Hukuk Sistemi uyarınca, özel bir düzenleme söz konusu olmadıkça asıl olan kusur sorumluluğudur. Bu durumda, işverenin kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı yoksa işverenin sorumluluğundan söz edilemez.

İlliyet bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında illiyet bağının mevcut olması, zararın eylemin bir neticesi olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın meydana gelmiyeceğinin kesin olarak bilinmesidir. Hiçbir hukuk düzeni mantık yasalarına göre mevcut olmayan illiyeti yaratamaz. Mantık bakımından bu illete sonsuz zincir halinde neticeler bağlanabilir. Hukuki netice olarak zararın tazmin sorumluluğunun kabulü için, bir sebebe illi olarak bağlanan neticeler silsilesinin içinde hangi kesimin gerekli ve yeter olacağını belirlemek yine hukuk düzeninin görevidir (Tandoğan Haluk, Mesuliyet, s.74).

Kusur sorumluluğunda, üç halde illiyet bağı kesilebilir. Bunlar, mücbir neden ile zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurudur. Öğretide, illiyet bağını kesen nedenlerin bütün sorumluluk halleri için geçerli olduğu vurgulanmaktadır. Kusurlu olmadığı halde işvereni, meydana gelen zarardan sorumlu tutmak adalet ve hakkaniyet duygularını incitir. (HGK, 20/03/2013 tarih, 2012/21-1121 Esas, 2013/386 Karar)

Somut olayın; zamanın sabaha doğru olduğu saatlerde, davalı sürücü ...'ın araçta uyuklaması sonucu kontrolünü kaybederek çok şeritli tek yönlü yolun emniyet şeridine girerek, emniyet şeridinde bekleyen kazazede yayaya çarptığı ve ölümüne sebep olduğu, 27/06/2016 kusur raporunda da davalı sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 52., 82. ve 84. Maddelerine, kazazedenin 2918 sayılı KTK’nın 68/a-c Maddelerine muhalefetten kusur verildiği,

anılan bu raporun oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, gerçekleşen iş kazasında işverenin özen yükümlülüğü kapsamında alabileceği bir tedbirin bulunduğundan ve giderek sorumluluğunu gerektirecek bir kusurunun olduğundan bahsetme imkanı bulunmadığının, kazanın gerçekleşmesinde üçüncü kişinin ve zarar görenin ağır kusuru nedeniyle, iş kazası ile işveren şirket arasındaki illiyet bağının kesildiğinin kabulü ile davalı işveren yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı ... Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... İnş.Tur.Ltd. Şti. iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... ve ...'a yükletilmesine, 15/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1202, K. 2019/6173, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1202
Karar No
2019/6173
Tarih
15 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1203 K.2019/6178
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1204 K.2019/6434
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/1204 K.2019/9964
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/1204 K.2019/6320
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/1204 K.2019/11796
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1205 K.2019/5931

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.